HAYIRLI OLSUN
HAYIRLI OLSUN

Bülent Alpagut
- 05062218413 2026/2027 EĞİTİM VE
ÖĞRETİM YILIMIZ HAYIRLI OLSUN
Tam 33 yıl genelde sınıf öğretmeni, bir süre branş öğretmeni, bir ara da öğretmen vekili ve Yedek Subay Öğretmen olarak Türk Milli Eğitimi’ne katkıda bulundum. 12 yıl köylerde öğretmen olarak çalıştım. Yazı tahtamı yumurta akı ile soba borusu kurumuyla karıştırıp boyadım. Okulumdki dersliklerin camlarını sildim. Derslik tabanlarını süpürdüm. Toz toprak, tebeşir tozu içinde , odun sobamı bizzat yaktım. Elektrik olmadığı için mum, lamba, lüks,karpit lambası kullandım. Yemeğimi pişirmek için Odun sobası, kuzine, gazocağı kullandım. Çocuklarıma patates baskısı yaptırdım. Artan patatesleri yedim. Ekmek yerine yufka tükettim. Yakacak bulmak için öğrencilerimle araziye çıkıp odun topladım. Çam ağaçlarının kozalaklarını tutuşturucu olarak kullandım. Köy öğretmeniyken genç kızlarımızın nişan, düğün törenlerine katıldım. Gençkızların çeyizlerini açık artırma yaparak erkek tarafına yazdım. Amerikan ürünü tereyağı, peynir, süttozu,kuru yemiş dağıtarak öğrencilerimi sevindirdim. Yağmur duasına da çıktım. Okul önünde toplanan yüzlerce köylü yurttaş ile birlikte yağmur yağdırdık. İlköğretim müfettişlerine rehberlik ettim. Komşu köylere teftişlerde kendilerine refakat ettim. Çok az süre lojmanda kaldım. Kayseri’nin Erkilet Bucağı Emmiler Köyü’nde üzeri toprak damlı odalarda oturdum. Köylü yurttaşlarla tam 12 yıl bir arada oldum. Özellikle Tavşanlı’nın Derecik Köyü’ne 10 yıl bisikletimle gidip geldim. Yollarda ne maceralar yaşadım. Roman düğünlerine katıldım. Yıllarca Kaymakamlık Protokol işlerinde çalıştım. Protokol amirliği, tören komutanlığı, sunuculuk yaptım. 1959 yılından itibaren hiç ara vermeden halen de yazıyorum yerel ve ulusal basına yazılar yazdım. Bu arada en büyüğü TBMM Plaketi olmak üzere çok sayıda plaket, şilt, taktirname ve teşekkür belgesiyle ödüllendirildim. Bir kez Tavşanlı’da yılın öğretmeni oldum. Çok sayıda dernekte yöneticilik yaptım. İnsanları sevdim. Tek bir kişiye kırılmadım, darılmadım. Tüm etkinliklere( düğün, askere uğurlama, Hacca uğurlama, şehit cenazesi, temel atma, hizmete açma, milli bayram, hoş geldin ve uğurlama yemeği,işyeri açma, çelenk koyma,miting,konferans, brifing, sezon açma töreni,sunucu) olarak katıldım. Tüm siyasileri parti temsilcilerine,milletvekillerine, sorumlularına ayırım yapmadan törenlerde yanında oldum.Anadolu Ajansı , Türk Basın Birliği, Kütahya Gazeteciler Cemiyet Onursal üyesi olarak hizmet verdim. Ulusal Basında görev aldım. Son Havadis ve Bizim Anadolu gazeteleri’nde köşe yazısı yazdım. Yerel basına yıllarımı verdim. Bir öğretmen olarak fazlasını yaptım.Cumhuriyete bağlı, Demokrat, yardım sever olarak , Atatürk ‘ün yolundan asla ayrılmadım. Anonim olarak taraf tutmadım. Çok güzel öğrenciler yetiştirdim. Hepsi de vatanını, milletini sevenler oldular. Çok dua aldım. Namuslu bir Türk vatandaşı olarak yaşadım. Tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yeni öğretim yılının hayırlı olmasını diliyorum. Sayın ilçe Milli Eğitim Müdürümüzün şahsında tüm Milli Eğitim camiasını saygıyla selamlıyorum. Türkiye’nin başarılı ilçeleri arasında yer alan, Allah’ın cennet bahçelerinden Tavşanlı’da yaşayan tüm hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum. Allah’ın her zaman aziz insanlar diyarı Tavşanlı’nın yanında olduğuna inanıyorum.
TAVŞANLILILARA DUA EDEN ADAM TRABZONLU ALİ
ÇAKIR ARAMIZDAN AYRILALI 22 YIL OLMUŞ
Merhum Ali Çakır( Ali Usta) Gli Müessesesi’nin Tunçbilek’te bir çalışanıydı. Çeşitli iş yerlerinde görev yapmış ve emekli olmuştu. Evi, benim 20 yıl öğretmenlik yaptığım Tavşanlı Atatürk İlkokulu’nun hemen arkasındaydı. Emekli olduktan sonra uzun süre okulumuzun Koruma Derneği’nde,Okul Aile Birliği’nde başkanlık yapmıştı. Günün büyük bölümünü okulumuzda geçirirdi. Başkaları O’nu da öğretmen sanırlardı. Okul dersliklerini yıllar içinde hep devasa sobalarla ısıttık. Bir gün merhum okul müdürümüz Veli Bey ile bir konuşmasına tanık olmuştum; merhum Veli Korkmaz’a bir kalorifer tesisatı için çağrıda bulunuyordu. Bu bir hayaldi. O ZAMANLAR ÖYLE OKULLARDA NEREDE KALORİFER? Sonra bunu nasıl gerçekleştireceklerini anlatıyordu.” Müdürüm herkesin evlerinde sayısız gazete, karton kutu, eski kitaplar var. Hatta birçok dairede süresini doldurmuş, imha edilecek evrak mevcut. Bunları toplarız , Seka’ya göndeririz. Götürmesi benden. Kamyonu ben bulacağım. “ diyordu. Merhum okul müdürümüz Veli Bey de bu konuşmadan memnun olmuş olmalı ki ayağa kalkıp merhum Ali Usta’yı kucaklamış, “haydi gayret bizden, yardım Allah’tan” demişti.Bu ikili arasında sağlanan mutabakat daha sonra hayata geçirildi. Çocuklar her gün nerede bir dergi, mecmua, gazete ,karton kutu varsa toplayıp getirip okulun bahçesinin bir köşesine yığıyordu. Daha sonra küçük bir tepecik oluşturan kağıtlar suyla ıslatılıyordu. Daha sonra birçok birimden miyadı dolmuş eski evraklar geldi. Birkaç kağıt dolu kamyonu uğurladık. Karşılığında elde edilen gelirle Kalorifer tesisatının yapımına geçildi. Allah Ali Usta’dan razı olsun. Mekanı cennet olsun. Bu bir okula toplanan hurda kağıtlarla, evrakla kazandırılan ilk hizmettir. Öğrencilerimiz sıcacık dersliklerde okudular. Merhum Ali amcalarına dua ettiler. Kömürlü soba rezaletinden kurtulmuş olduk. Bakın hurda kağıt deyip geçilmemeli, istenildiği taktirde ,yani geri dönüşüm sağlanması halinde hurda kağıtlarla neler yapılabilir bir düşünün.
Merhum Ali Usta’nın evi, öğretmenlerimizin kapısıydı. Ne zaman karnımız acıksa şöyle güzel bir Tarhana çorbası aklımıza gelse hemen yengemize başvururduk. Kısa sürede çorba okulumuzdaydı. O’nun da mekanı cennet olsun.
Tavşanlı sevdalısı Trabzonlu Ali Çakır Tavşanlı’da kaldığı yıllar için Allah’a şükrederdi. Tavşanlı sayesinde ekmek yediğini, aile kurduğunu, çocukları olduğunu, ev yaptırdığını, çocuklarını okuttuğunu anlatırdı. Gli Müessesesi’nin payidar olmasını da isterdi. Bu müessese ile birlikte Tavşanlı’nın Tavşanlı olduğunu söylerdi. Mezarı Asri Mezarlık’ta merhum annemin, babamın, kızkardeşlerimin mezarlarına komşu. Dünyada mezar komşumuz oldu. Ahrette de cennet komşumuz olur inşallah. İzmir’in düşman işgalinden kurtulduğu O9 Eylül günü vefat etti. Yıl 20O4’tü. Yani aramızdan ayrılalı tam tamına 22 yıl olmuş. Üç erkek evladı kardeşlerimizdi. Mezarının üzerinde bir plastik pet şişe ile kim ziyaret etse kabrinin üzerine mutlaka su döker. Dua eder. Yahya Kemal Beyatlı’nın dediği gibi; serin selviler(çam ve diğer ağaçlar) altındaki kabrinde mutlaka bir çiçek açıyor,bir bülbül mutlaka ötüyordur. Bana bir Trabzon örme sepeti getirmişti. Hala Tavşanlı’daki kira evimde duruyor. O’ndan kalan tek hatıra.Namuslu bir hayat yaşayan, dürüst, yardım sever,inançlı bir insanı saygıyla,rahmetle anıyorum.