30 Ekim 2026 - Cuma

HAYIRLI OLSUN

HAYIRLI OLSUN

Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 8 dk.
Bülent Alpagut

Bülent Alpagut

- 05062218413
Google News

      2026/2027  EĞİTİM  VE 
ÖĞRETİM YILIMIZ HAYIRLI OLSUN  
      Tam 33 yıl  genelde sınıf öğretmeni, bir süre branş öğretmeni, bir ara da öğretmen vekili ve Yedek Subay Öğretmen olarak Türk Milli Eğitimi’ne katkıda bulundum. 12 yıl köylerde öğretmen olarak çalıştım.  Yazı tahtamı yumurta akı ile soba borusu kurumuyla karıştırıp boyadım.  Okulumdki dersliklerin camlarını sildim. Derslik tabanlarını süpürdüm.   Toz toprak, tebeşir tozu  içinde , odun  sobamı bizzat yaktım.   Elektrik olmadığı için mum, lamba, lüks,karpit lambası kullandım. Yemeğimi pişirmek için   Odun sobası, kuzine, gazocağı kullandım.  Çocuklarıma  patates baskısı yaptırdım. Artan patatesleri yedim.  Ekmek yerine yufka tükettim.  Yakacak bulmak için öğrencilerimle araziye çıkıp odun topladım.  Çam ağaçlarının kozalaklarını tutuşturucu olarak kullandım. Köy öğretmeniyken genç kızlarımızın nişan, düğün törenlerine  katıldım.  Gençkızların  çeyizlerini açık artırma yaparak erkek tarafına yazdım.  Amerikan  ürünü tereyağı, peynir, süttozu,kuru yemiş dağıtarak  öğrencilerimi  sevindirdim.  Yağmur duasına da çıktım.   Okul önünde toplanan yüzlerce köylü yurttaş ile birlikte   yağmur yağdırdık.  İlköğretim müfettişlerine rehberlik ettim.  Komşu köylere teftişlerde kendilerine refakat ettim.  Çok az süre lojmanda kaldım.  Kayseri’nin Erkilet Bucağı Emmiler  Köyü’nde üzeri toprak  damlı odalarda  oturdum.  Köylü yurttaşlarla tam 12 yıl bir arada oldum.  Özellikle Tavşanlı’nın Derecik Köyü’ne 10 yıl bisikletimle gidip geldim.  Yollarda  ne maceralar yaşadım.  Roman düğünlerine katıldım. Yıllarca Kaymakamlık Protokol işlerinde çalıştım. Protokol amirliği, tören komutanlığı, sunuculuk yaptım.  1959 yılından itibaren hiç ara vermeden halen de yazıyorum yerel ve ulusal basına yazılar yazdım.  Bu arada en büyüğü TBMM Plaketi olmak üzere çok sayıda plaket, şilt, taktirname ve teşekkür belgesiyle ödüllendirildim. Bir kez Tavşanlı’da yılın öğretmeni oldum. Çok sayıda dernekte yöneticilik yaptım.  İnsanları sevdim.  Tek bir kişiye kırılmadım, darılmadım. Tüm etkinliklere( düğün, askere uğurlama, Hacca uğurlama, şehit cenazesi,  temel atma, hizmete açma, milli bayram, hoş geldin ve uğurlama yemeği,işyeri açma, çelenk koyma,miting,konferans, brifing, sezon açma töreni,sunucu) olarak katıldım.  Tüm siyasileri parti temsilcilerine,milletvekillerine, sorumlularına  ayırım yapmadan  törenlerde yanında oldum.Anadolu Ajansı , Türk Basın Birliği, Kütahya Gazeteciler Cemiyet  Onursal üyesi  olarak hizmet verdim.  Ulusal Basında görev aldım.  Son Havadis ve Bizim Anadolu gazeteleri’nde köşe yazısı yazdım.  Yerel basına  yıllarımı verdim.  Bir öğretmen olarak fazlasını yaptım.Cumhuriyete bağlı, Demokrat, yardım sever olarak  , Atatürk ‘ün  yolundan asla ayrılmadım.   Anonim olarak  taraf tutmadım.  Çok güzel öğrenciler yetiştirdim.  Hepsi de vatanını, milletini sevenler oldular. Çok dua aldım.  Namuslu bir Türk vatandaşı olarak yaşadım.  Tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yeni öğretim yılının hayırlı olmasını diliyorum.  Sayın ilçe Milli Eğitim Müdürümüzün şahsında tüm Milli Eğitim camiasını saygıyla selamlıyorum.  Türkiye’nin başarılı ilçeleri arasında yer alan, Allah’ın cennet bahçelerinden Tavşanlı’da yaşayan tüm hemşehrilerimi saygıyla  selamlıyorum. Allah’ın her zaman aziz insanlar diyarı Tavşanlı’nın yanında olduğuna inanıyorum.
 TAVŞANLILILARA  DUA EDEN ADAM TRABZONLU ALİ 
            ÇAKIR ARAMIZDAN AYRILALI 22 YIL OLMUŞ
     Merhum Ali Çakır( Ali Usta) Gli Müessesesi’nin Tunçbilek’te bir çalışanıydı. Çeşitli iş yerlerinde görev yapmış ve emekli olmuştu. Evi, benim 20 yıl öğretmenlik yaptığım Tavşanlı Atatürk İlkokulu’nun hemen arkasındaydı. Emekli olduktan sonra  uzun süre okulumuzun  Koruma Derneği’nde,Okul Aile Birliği’nde başkanlık yapmıştı. Günün büyük bölümünü okulumuzda geçirirdi. Başkaları  O’nu da öğretmen sanırlardı. Okul dersliklerini yıllar içinde hep devasa sobalarla ısıttık.  Bir gün merhum okul müdürümüz  Veli Bey ile  bir konuşmasına tanık olmuştum; merhum Veli Korkmaz’a bir kalorifer tesisatı  için  çağrıda bulunuyordu. Bu bir hayaldi. O ZAMANLAR ÖYLE OKULLARDA NEREDE KALORİFER?  Sonra  bunu nasıl gerçekleştireceklerini anlatıyordu.” Müdürüm  herkesin evlerinde sayısız gazete, karton kutu, eski kitaplar var. Hatta birçok dairede  süresini doldurmuş, imha edilecek evrak mevcut. Bunları toplarız , Seka’ya göndeririz.  Götürmesi benden. Kamyonu ben bulacağım. “ diyordu.  Merhum okul müdürümüz Veli Bey de bu konuşmadan memnun olmuş olmalı ki ayağa kalkıp merhum Ali Usta’yı kucaklamış, “haydi gayret bizden, yardım Allah’tan” demişti.Bu ikili arasında sağlanan mutabakat daha sonra   hayata geçirildi.   Çocuklar her gün nerede bir dergi, mecmua, gazete ,karton kutu varsa toplayıp getirip okulun bahçesinin bir köşesine yığıyordu.  Daha sonra küçük bir tepecik oluşturan kağıtlar suyla ıslatılıyordu. Daha sonra birçok birimden miyadı dolmuş eski evraklar geldi.  Birkaç kağıt dolu kamyonu uğurladık. Karşılığında elde edilen gelirle Kalorifer tesisatının   yapımına geçildi.  Allah Ali Usta’dan razı olsun.  Mekanı cennet olsun. Bu bir okula toplanan hurda kağıtlarla, evrakla kazandırılan ilk hizmettir.  Öğrencilerimiz  sıcacık dersliklerde okudular. Merhum Ali amcalarına dua ettiler.  Kömürlü soba rezaletinden  kurtulmuş olduk.   Bakın  hurda kağıt deyip geçilmemeli, istenildiği taktirde ,yani geri dönüşüm sağlanması halinde hurda kağıtlarla neler yapılabilir bir düşünün. 
     Merhum Ali Usta’nın evi, öğretmenlerimizin  kapısıydı. Ne zaman karnımız acıksa şöyle güzel bir Tarhana çorbası aklımıza gelse hemen yengemize başvururduk. Kısa sürede çorba okulumuzdaydı. O’nun da mekanı cennet olsun. 
      Tavşanlı sevdalısı Trabzonlu Ali Çakır Tavşanlı’da kaldığı yıllar için Allah’a şükrederdi. Tavşanlı sayesinde ekmek yediğini, aile kurduğunu, çocukları olduğunu, ev yaptırdığını, çocuklarını okuttuğunu anlatırdı.  Gli  Müessesesi’nin payidar olmasını da isterdi. Bu müessese ile birlikte Tavşanlı’nın Tavşanlı olduğunu söylerdi. Mezarı Asri Mezarlık’ta merhum annemin, babamın, kızkardeşlerimin mezarlarına komşu.  Dünyada mezar komşumuz oldu. Ahrette de cennet komşumuz olur inşallah. İzmir’in düşman işgalinden kurtulduğu O9 Eylül günü vefat etti. Yıl 20O4’tü. Yani aramızdan ayrılalı  tam tamına 22 yıl olmuş.  Üç erkek evladı  kardeşlerimizdi. Mezarının üzerinde  bir plastik pet şişe ile  kim ziyaret etse kabrinin üzerine mutlaka  su döker. Dua eder.   Yahya Kemal Beyatlı’nın dediği gibi;  serin selviler(çam ve diğer ağaçlar) altındaki kabrinde  mutlaka bir çiçek  açıyor,bir bülbül mutlaka ötüyordur. Bana bir Trabzon örme sepeti getirmişti. Hala Tavşanlı’daki kira evimde duruyor. O’ndan kalan tek hatıra.Namuslu bir hayat yaşayan, dürüst, yardım sever,inançlı bir insanı saygıyla,rahmetle anıyorum. 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları