04 Ekim 2026 - Pazar

SADECE LİNYİTSPOR’UN KALMASI

BAL LİGİ’NDE KÜTAHYA’DA SADECE LİNYİTSPOR’UN KALMASI BİRÇOK ANLAMDA BERABERİNDE BİRLİK VE BERABERLİĞİ DE GETİRECEKTİR

Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 7 dk.
Bülent Alpagut

Bülent Alpagut

- 05062218413
Google News


 Son aldığım duyumlara  göre  Yarı profesyonel lig olarak tanımlanan TFF Bal Ligi’nde bu sezon Kütahya temsilcisi olarak Linyitspor yer alacaktır.  Geçtiğimz günlerde yeni bir genel kurul yaşayan bu güzide  kulübümüz yeniden tek bir taraftar grubunun manevi desteğiyle yine harikalar yaratabilir.  LİNYİTSPOR   EFSANE’dir. Efsaneler zaman içinde  ölebilirler ama küllerinden yeniden doğma özelliğine sahiptirler.  Tavşanlı’da bugün sporcu bir  milletvekilimiz, Mehmet Demir, bir spora sempati duyan kaymakamımız , bir GLİ İşletme müdürümüz , aziz Tavşanlılılar var.  TKİ Genel Müdürlüğünde  Tavşanlı aşkıyla yanıp kül olmuş bir genel müdür yardımcımız var.  AB NORMLARINDA BİR STADIMIZ, çok şükür imkanlarımız mevcut. Yeter ki  akıllı olalım.  Doru yolda olalım. İşin bilincinde olalım.  Başarı kendiliğinden gelecektir. Ben sayın vekilimiz Demir’in o kadar yoğun işler arasına Linyitspor’u da dahil ettiğini bilenlerdenim.  Şu anda bir sorun yaşandığına inanmıyorum. Yeni sezona yine eskiden olduğu gibi  heyecanla katılacağız.  Tavşanlılı  LİNYİTSPOR’ un yıllarca başarısına tanık olmuştur.  Yeniden niçin böyle bir mutlulukla tanışmayalım?Tavşanlı, kendi çocuklarını yetiştirip Linyitspor’a sundukça başarılar  ardı ardına gelecektir.  Tavşanlı istesin kendi öz varlığıyla şahane bir ekip kurabilir. Tavşanlı spora aşık insanlar diyarıdır.  Yedisinden yetmişine yaz-kış, sıcak-soğuk,yağmur-kar demeden stada koşmuştur. Bu sevgi bitmez.  Tavşanlı, spor alanında Kütahya’nın yüreğidir. Yarın bir gün TKİ Genel Müdürlüğü Güreş sporunun gelişmesi için faaliyetlerini Tavşanlı’ya kaydıracaktır.Bunu duyuyoruz. 
    VERİLEN  OYUN HARAMI HELALI OLUR MU  ?
         Ebediyete intikal edenler  son olarak mezarlıklarda toprağa verilirlerken,cenaze namazlarında cemaata,  Hoca Efendi tarafından  “ Merhum veya merhumeyi  Nasıl bilirdiniz?” sorusu sorulur. Büyük bir çoğunlukla,istisnalar dışında bu soruya; cemaattan ” İyi bilirdik” yanıtı gelir.  İstisnalar dedim ya, ben birkaç cenaze namazında “ Hakkımı helal etmiyorum” diye haykıranlar gördüm. Bir dostum geçenlerde  telefonda bana .”Hocam,seçmenin oy verdiği siyasi parti temsilcisine verilen oylar da yanlış yaptığında haram edilebilir mi?” diye sormuştu.  Ben din adamı değilim.  Fetva  da veremem. Yorum da yapamam. Bence bu sevgili dostum bu soruyu Diyanet İşleri Başkanlığında bir yetkiliye sorsa daha iyi yapardı. Bülent Hoca her şeyi bilemez ki….Ama yine de, hemen büyük Türkçe sözlüğü açıp haram sözcüğünü okudum.Haram sözcüğü şöyle açıklanıyor: dinin kesin bir delille  yasakladığı, işlenmesi  azabı, inkar edilmesi küfrü gerektiren şey,hareket  veya davranıştır.Dokunulması her hangi bir şekilde  saygısızlık gösterilmesi yasaklanmış olan  mukaddes,kutsaldır.  Haram olsun” ifadesi,  hayrını görme, içine sinmesin anlamındadır.   Allah her kulunu cüzi bir iradeyle yaratmıştır.  Onun içindir ki insan birçok konuda sıkıştığında  kendisini yaratana  başvurur ve  hazmedemediği konuyu Allah’a havale eder. Ona göre, Allah’ın değirmeni ağır çalışır ve ince eler, Allah’ın tezgahı gıdım gıdım işler ve dokur.   Kendi hür iradesiyle diyelim ki bir vatandaş sempati duyduğu bir  siyasetçiye oy vermiş. O siyasetçi  neticede diyelim ki milletvekili olmuş.  Oy  veren  yurttaşlık görevini hakkıyla ifa etmiştir.   Ama o da ne?  Sempati duyduğu partinin   adayı olan oy verdiği kişi  zamanla,  ister milletvekili, belediye başkanı, belediye meclisi üyesi, il genel meclisi üyesi, muhtar olsun, başka bir siyasi partiye geçmemiş mi? Sizce ne yapar? Bence  hiç küfretmemişse  sessizce tepki verir. Ama küfürbaz ise verir veriştirir değil mi?  Kendisine inananların, sevdiklerinin,dostlarının, arkadaşlarının  oyuyla  seçilenler  asla bir başka siyasi partiye geçmemeli, geçmeyi dahi düşünmemelidir. Zaten etik değildir.  Bence  inandıklarına saygıyı ölünceye kadar devam ettireceksin.  Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olduğunu hatırlayacaksın.  Ne mutlu inançlarından, duygu ve düşüncelerinden  sapmadan görevini ifa edenlere.Bana göre , işte burada o seçilmişe,   oy verenin “ haram olsun” deme hakkı doğmuştur.Pazara alışverişe çıkıyorsun bir tezgahtan elini uzatıp bir üzüm tanesi alıyorsun. Satıcıya helal et diyorsan ötesini bir düşünmelisin.   Yaradan ,kimsenin görmediği bir köşede, yerde  oy verme yerinde kulunun ne yaptığını görmüyor mu? Kimsenin kendisine gösterilen  teveccühü, saygı ve sevgiyi,hürmeti elinin tersiyle itme hakkı yoktur.  Eğer bir seçimde inandığın, kurallarına saygı gösterdiğin ,sempati duyduğun bir siyasi partiye  pazara kadar değil mezara kadar diyerek  oy veriyorsan   bu oy helal oydur. Oy alan kişi , aldığı oya ihanet ederse işte bu haramdır. Kardeşim bağımsız kal o zaman.   Ben TüRKİYE MİLLET   MECLİSİ’nin en kısa zamanda bu konuda bir yasa çıkarmasını bekliyorum.  “ Beddua alan siyasetçinin hali nicedir? “derseniz Onu Allah bilir. Hüküm sahibi O dur. Eğer Yüce Yaradan  kulunun  isyanını ,görür,  feryadını duyarsa Arş’ın titrediğine inanırım. Aldığı oyu  başka bir siyasi partiye geçerek   zedeleyen siyasetçi bunun vebalini çekmeye  hazır olmalıdır.  Gelin bu ayıbı kaldıralım.  alan kişiye  gerçekten beddua edilirse bu kesinlikle yerini bulur. Saf değiştirenler, kendi kararımı verdim diyenler bu işin içinden böyle  kolay kolay çıkamazlar. Beddua alan  kişi  için beddua kızgın bir kurşundur. Ben de iddia ediyorum  ki  verilen oyları haram etmek caizdir. İsteyen Diyanet İşleri Başkanlığı’na sorsun. Uzağa gitmeye gerek yok din adamlarımız var birisine sorsun bakalım ne yanıt alacaktır.  Vay  haram olsun hitabına mazhar olmuş siyasetçilerimize sizleri Allah bile affetmeyecektir. Görme, yürüme,işitme engellileri var. Hastalar var.Yurttaşlık görevini yerine getirmek için yollara düşenler var.  Koşa koşa sandıklara gidiyor ve götürülüyorlar.  Onların  haram etmesinden de mi korkmazsınız.  Helallık dilemeye bakın  sevgili siyasetçilerimiz.   Yapacağınız ,yaptığınız hatalarla Arşı titretmeyin. Sandık kurulu başkanıyken görme engelli  bir hemşehrimin bana kapalı oy verme yerinde yemin ettirdiği günü anımsadım.  Dediği yere mührü vurmamı istemişti. Öylece vurmuştum.  Görmüyor diyerek kendi sempati duyduğum partinin yuvarlağına vurabilirdim. Bana :” Atın tam göbeğine vurdun mu başkan?” dediğinde  gönül rahatlığıyla” vurdum,kaygısız ol” dediğimde tebessümü gözlerimin önünden hiç gitmiyor. Gel de bu adamın ahını al da  gör  Vehbi’nin kerrakesini?

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları