polyester plastik çember çemberleme makinası ankara acil dişçi plastik çember satış ankara güneş enerjisi almanya sohbet sohbet siteleri mobil sohbet komatsu yedek parça servisi hollanda sohbet belçika sohbet chat odaları sohbet
30 Kasım 2025 - Pazar

YENİ ÇEVRE YOLUMUZ HİZMETE GİRİNCEYE KADAR

TAVŞANLI’DA 1978 YILININ CUMHURİYET BAYRAMI

Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 12 dk.
Bülent Alpagut

Bülent Alpagut

- 05062218413
Google News

 YENİ  ÇEVRE YOLUMUZ HİZMETE GİRİNCEYE KADAR DAHA
             ÇOK HEMŞEHRİMİZİN CANININ YANACAĞI  MUHAKKAK                   
 

         Kulakları çınlasın Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odamızın duayen başkanı Davut Efe uzun bir süredir Tavşanlı7nın Yeni Çevre Yolu ile meşguldü. Neticede,bu yolun tarım arazilerinden geçmesi önlendi. Güzergah yeniden değişti. Yeni güzergah sayesinde Tavşanlılının derin bir nefes alacağı muhakkak. Çünkü bir süredir,hatta uzun bir zamandır Tavşanlı Belediye Sınırları içinde  bu çevre yolunda nice trafik kazalarına tanık oluyoruz. Bu kazaların sonunda ölenler,ağır yaralananlar,sakat kalanlar bile var. Maddi hasar ayrı bir konu.  Değerli,  Kütahya’nın Tavşanlılı  Ak Parti’li  Milletvekili Mehmet Demir’in de  gündeminde olan bu yeni güzergahın  proje safhasında olduğunu,henüz güzergahının belli olmadığını biliyorum. Ama  kabaca; Bu çevre yolunun Tavşanlı- Kütahya Devlet Yolu’nun Harmancık Mevkii’nden  başlayarak ,Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi yakınından geçeceğini   duymuştum. Bu da aslında  şimdilik Tavşanlı için yeterlidir.  Çünkü Tavşanlı’nın tam ortasından geçen şimdiki çevre yolu gerçekten Tavşanlılıları tedirgin eder duruma gelmiştir. Eğer yeni çevre yolu güzergahı kesinlikle belli olursa,yeni çevre yolu projesi onaylanırsa ve iş yolu yapmaya gelirse  artık mevcut çevre yoluna bir alt geçit veya bir üst geçit yapma projelerinden de vazgeçilmiş olacaktır.  Yeni bir maliyete izin verilmeyecektir.  Aslında Tavşanlılının en büyük arzusu; Tavşanlı- Domaniç- İnegöl yeni güzergahıdır.  Bu güzergahta ,Kocadağ’ın altında açılacak bir tünel ile kilometrelerce yol  katetmekten kurtulmuş ve  ekonomik hem de zaman yönünden büyük tasarruf sağlanmış olacağız.  Böyle bir güzergah sayesinde bir anlamda Tavşanlı,Bursa’nın, Bursa da Tavşanlı’nın arka bahçesi pozisyonuna gelecektir.  Bu Kütahya’nın,Kütahyalının da işine gelecektir. Bu yeni çevre yolu sayesinde,yeni Tavşanlı-Domaniç- İnegöl- Bursa güzergahında en fazla mutluluğu hiç şüphesiz Domaniç ilçemiz yaşayacaktır. Osmanlı Orduları’nın geçiş güzergahındaki bu şirin ilçemiz insanları mutlu olacaktır.
           Henüz proje tetkik ve inceleme safhasındaymış. Çünkü bu yeni çevre yolu  üzerinde tünel veya tüneller söz konusuymuş.  Devlet Baba her halükarda  Tavşanlı’nın yeni çevre yolunu mutlaka yapar. Devletimiz güçlüdür. Bugüne kadar hangi yolumuz yarım kaldı? İnşallah yıl sonuna doğru veya 2026 yılı başında Tavşanlılı Ankara’dan bu müjdeyi mutlaka alacaktır.Sayın milletvekilimiz Mehmet Demir ile  yaptığım telefon konuşmasıyla  halen birkaç alternatif güzergah üzerinde çalışıldığını ve en ekonomik,en uygun olanının tercih edileceğini ve  projenin hayata geçirileceğini öğrendim.  Allah  hepimize yeni çevre yolumuzu görmeyi nasip etsin . Ama yinelemek istiyorum; büyük bir yanlıştan dönülmüştür. Tarım arazilerimizi olumsuz etkileyecek proje iptal edilmiştir. Bu konuda çaba gösteren başta değerli oda başkanımız Davut Efe’ye ve diğer  yetkililere teşekkür etmek isterim.  İnanıyorum ki,çok sevdiğimiz sayın valimiz,milletvekilimiz ve yeni kaymakamımız ile diğer yetkililer  bu yolu en kısa sürede Tavşanlı’ya kazandıracaklardır. Türkiye’de  orta ölçekli bir il olma yolunda namzet ilçeler arasında yerini alan Tavşanlı  için bu çevre yolunun ne kadar hayati bir önem arzettiğini de söylemek  yanlış olmaz diye düşünüyorum. 

 

 

 


                          
     TAVŞANLI’DA 1978 YILININ CUMHURİYET BAYRAMINDAN
           İTİBAREN 47 YIL İÇİNDE NİCE CUMHURİYET BAYRAMINI
                                      BİZZAT YÖNETTİM 
                  

 
    Merhum, Tavşanlı’nın törenlerini idare  ederdi. Tören komutanı ve sunucusuydu.  23 Nisan 1978 tarihinden birkaç gün önce  İstiklal İlkokulu önünden geçerek bana seslenmişti.  Sevdiğim,saydığım bir öğretmen meslektaşımdı.  Benden bir ricada bulunmuştu.  Karamürsel’de bir işi varmış. Eşi  merhum ebe  Perihan Çil ile birlikte gitmeleri gerekiyormuş. Ama önümüzde bir 23 Nisan Milli Egemenlik Bayramı vardı. Benden bu bayramı yönetmemi istemişti.  Bu teklif ister inanın ister inanmayın beni ürkütmüştü. Çünkü toplulukların önünde bir milli bayramı  yönetmemiştim. “ Yapamam hocam” dediğimde :”Yaparsın yaparsın”demiş ve beni bir şekilde ikna etmişti. Zamanın kaymakamı  merhum  bir ara vali olmuştu  Erdoğan İzgi ilçeden ayrılmak üzereydi ve nitekim de ayrıldı. Yerine  merhum  Nail Taşdelen geldi.  Merhum Kamil Çil Hocam beni yeni kaymakamla tanıştırmış.” Sayın kaymakamım  bir mazeretim dolayısıyle bu 23 Nisan 1978 Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu arkadaşımız yönetecek. Protokol Amiriniz, tören komutanınız ve sunucunuz Bülent Bey olacak” demişti.  Soğuk terler dökmüştüm.  Kimse bir topluluk önünde konuşmanın,hitabetmenin,konuşmanın ne denli zor olduğunu bilemez. Ancak bunu yönetenlere soracaksınız.  Çünkü irticalen  konuşacaksınız. Canlı yayındasınız. Bütün gözler sizin üzerinizde olacaktır.  Yapacağınız bir yanlış,kıracağınız bir potun faturasını ödemeye hazır olmanız gerekir.  Törenlerde özellikle protokol ile ilgili husus çok önemlidir.  Sunacağınız zatın tam olarak anons edilmesi gerekir.  Bir keresind e HÜKÜMET Konağı’nda bir Cumhuriyet Bayramı  günü sayın kaymakamın  makam odasının girişinde  tebrikata girecek zevatı anons ediyorum. Kulakları çınlasın sıra  Ağırceza Mahkemesi Başkanımızdaydı.  Kendilerini anons ettiğimde hiçbir harekette bulunmamışlardı.  Bir kez daha anons ettiğimde el işaretiyle beni yanına çağırmış.” Bülent Bey eksik  söylediniz” Adli Yargı ve Adalet Komisyonu Başkanı” nı ekleyerek  yeniden anons ediniz” dediğimde elim ayağım dağılmıştı. “ Sayın Ağırceza Mahkemesi Başkanı, Adli Yargı ve Adalet  Komisyonu  Başkanı” şeklinde anonsumu değiştirince  sayın kaymakamın makam odasına girmişlerdi. Bu bana bir ders olmuştu. Daha dikkatli olmam gerekiyordu.  Ata Binmiş ATATÜRK Anıtı ‘nın Cumhuriyet Meydanı’ndaki açılışına çok sayıda davetli gelmişti. Yüksek rütbeli subaylar, Adli  VE Mülki erkan ve diğerleri  bir aradaydı.   Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanı  tuğgeneral de    protokoldaydı.  Kendisi hakkında yeterli bilgiyi aldıktan sonra   anonsumu yapmıştım.  Yanında bulunan rahmetli Tavşanlı Askerlik Şubesi Başkanı, Garnizon Komutanımız Hv. Plt. Kd. Alb. Remzi Diren’e eğilerek sormuş:” Bu sunucu asker mi?” demiş. Yani tam istenildiği şekilde anons etmişim. 
       Zaman içinde nice açılışlar,temel atma  törenleri,nice konferans,açık oturum,münazara, ağaç dikme  bayramları,kulüplerin  sezon açılışları,  Kömür dekapaj açılışları , ödül dağıtımları ,işyeri açılışları, yaşadım. Ama bir Cumhuriyet Bayramı’nı kısa kesmek  zorunda da kaldım. Tavşanlılı Kütahya Milletvekili Ahmet Kavuncu tam da 29 Ekim 1994 tarihinde vefat etmişti.  Törenler yeni başlamıştı. Bir anda Cumhuriyet Meydanı’na binlerce kişi ve ellerde bir tabut girivermişti. Ne yapacağımı bilememiştim. Koşarak sayın kaymakam ( sonra vali yardımcısı olarak başka yere atandı) Bekir Ergök’ün yanına giderek ne yapacağımı sorduğmda bana.”Alpagut yapacak bir şey yok. Bu şartlarda bayramı kısa keselim. Saygısızlık olur” demişti. Ben de programı  sonlandırmıştım. Zaten  28 Ekim günü tüm çelenkleri Atatürk Anıtı’na koymuştuk. 29 Ekim günü ise konuşmalar ve şiirlerle geçit töreni  yapılacaktı. Bu cumhuriyet bayramı beni yaşamımda yönettiğim en  dikkat çeken bayramdır. 
 Cenaze tam tören alanına girdiğinde zaten topluluk bir anda karışmıştı. Toplananlar cenazenin ardına katılıp  gittiklerinde meydanı terk etmişlerdi. 
       29 Ekim 2025 tarihinde Cumhuriyetimizin  102.nci yıldönümünü kutlayacağız. Sevgili  Yılmaz Özdil’in” Cumhuriyet ,mucizedir”başlıklı  makalesini  kesip saklamışım. Her  bu büyük bayramın arefesinde  bir daha okurum. Neticede ben,eşim,çocuklarım ve diğer aile bireylerimizin hepsi birer Cumhuriyet Çocuğu’dur.   Rabbim bu yüce millete nice Cumhuriyet Bayramları nasip etsin. Cumhuriyetimiz ebediyen yaşasın…. Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün ruhu şad olsun derim.
        29 Ekim 1923 sabahı nüfusumuzun 13 milyon olduğunu,bu nüfusun 11 milyonunun köylerimizde yaşadığını,bu tarihte milli sınırlarımız içinde 40 bin köyümüz olduğunu,bu köylerin 37 bininde okul olmadığını,Hatta doğru dürüst bir postanemizin ,bir dükkanın dahi bulunmadığını,bu mevcut 40 bin köyün içinde mütevazı bir Allah evinin(cemi veya mescit) bulunduğunu,bugün orada burada önümüze çıkan traktörlerden tek birinin bulunmadığını,Çiftçimizin eli ayağı biçerdöver sayısının sıfır, buna karşın karasaban  sayısının da bir o kadar az olduğunu,Ayçiçeği üretimimizin neredeyse sıfır olduğunu,  şeker üretemediğimizi, ekmeklik unumuzu,pirincimizi dahi dışarıdan temin ettiğimizi, yani ithal ettiğimizi,ülke topraklarının sadece  beş bin hektar kadarını  sulayabildiğimizi,bu tarihte 40 bin köyün beş bininde sığırı vebası belasıyla mücadele ettiğimizi, hayvanların da insanımızın da  adeta kırıldığını, bir milyona yakın yurttaşımızın  frengiye yakalandığını, iki milyon insanımızın  sıtmaya yakalandığını,,üç milyon insanımızın trahom olduğunu,ülkede verem,tifüs,tifo salgınları yaşandığını, Bit denen  zararlıyla mücadelede çaresiz kalındığını( ben bile merhum babamın hakim olarak görevli bulunduğu  Simav’da 1946’lı yıllarda Osmanbey İlkokulu’nda öğrenciyken okulda  bite karşı ilaçlandığımı bilirim),o zamanlar bebek ölüm oranlarının % 40’lara kadar çıktığını doğan her iki bebekten birini kaybettiğimizi, annelerimizin ölüm oranının  % 18 olduğunu ,her beş anneden birini  kaybettiğimizi, ortalama ömrümüzün 40 olduğunu,  bu tarihte milli sınırlarımız içindeki doktor sayımızın(pratisyen-uzman) sadece 337 olduğunu,yine ülkemizde  orada burada 60 eczacı  ve eczane bulunduğunu,bu eczacıların sadece  sekizinin  TÜRK olduğunu, diş hekimi sayımızın sıfır olduğunu, halkımızın dişlerini ilkel yollarla çektirdiklerini, sadece 4 hemşiremizden söz edildiğini,136 ebemiz olduğunu    bugün okullarda öğrencilerimize  bu bayram  öncesinde değerli öğretmenlerimizin  anlatmasını bir emekli öğretmen olarak  gönülden arzularım. Cumhuriyet Bayramı geçit törenleri, kalabalıklar, gösteriler,etkinliklerden ibaret olmamalıdır. Cumhuriyet Bayramı  genç bebelere,çocuklarımıza anlatılmadır.  Nihayet bu da  yine  Bu öğretmenlerimizin görevidir.

      

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları