03 Temmuz 2021 - Cumartesi
KÜTAHYA BAROSU GENEL KURULU ÖNCESİ
Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 10 dk.
1208 okunma

Bülent Alpagut
- 05062218413 KÜTAHYA BAROSU GENEL KURULU ÖNCESİ
BENİM DE NAÇİZANE BAZI DİLEKLERİM VAR
Ben aile bireylerinden 7’si hukukçu olan bir büyük ailenin mensuplarındanım. Kütahya Lisesi’nden 1957/1958 Öğretim yılı bitiminde mezun olduktan sonra önce hakim,sonra ,Kütahya Barosu’nun duayen üyelerindendi serbest avukat rahmetli babam Hüsamettin Alpagut’un tavsiyelerine uyarak Hukuk Fakültesi’ne değil, İktisat Fakültesi’ne kaydoldum.O yıllarda bugün olduğu gibi üniversitelere sınavla girilmiyordu. İşler tam yolunda giderken,birkaç dersim kalmışken 27 Mayıs 196o’da TSK’leri darbe yaptı. Bilindiği gibi üniversitelerin kapısına kilit vuruldu. Demokrasi bir süreliğine askıya alındı. Ben ve Türkiye genelinde 13 bin 500 Üniversitede okuyan öğrenci Milli Birlik Komitesi’nin tavsiyesi üzerine ,çıkarılan özel bir yasa ve yönetmelikler muvacehesinde Yedek Subay Öğretmen olarak ülkenin dört bir yanına gönderildik Ben ve Kütahyalı arkadaşlarım şanslıydık. Bizleri Kayseri İli Milli Eğitim Müdürlüğü emrine verdiler Kısa süren bir kursu müteakip il merkezi,ilçeler ve beldelerle köylere dağıtıldık. Çakma birer öğretmen olmuştuk Hukuk Fakültesi’den,İktisat Fakültesi’nden Akedemiler’den,bazı yüksek okullardan, hatta Tıp ,Ziraat,Fen,Orman, Maden ve diğer fakültelerden yıllanmış arkadaşlarımız da bizlerle beraberdi.Geçici iki yıllık öğretmenlik görevi ve bir anlamda askerliğim bittikten sonra iş işten geçmişti. Okluma yeniden başlayamadım. Gerekli işlemler de yapılmadığı için okulumla ilişiğim kalmadı. Yarımız asker,yarımız sivildi. Bir yanımız Askeri yasalara, bir yanımız sivil yasalara göre işlem görüyordu. Terhis belgemde her ne kadar rütbem teğmen ise de ne üniforma giydim. ne de kendimi bir subay olarak htim. Harp Okulu öğrencilerinin yemeği kalitesinde yemeğimi , netice itibariyle ,eğitim gördüğüm Manisa Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nın asker masalarında yedim.Nihayet, benim yerime oğlum İşletme Fakültesi’ni,kızım da İktisat Fakültesi’ni bitirdiler de beni bir anlamda teselli ettiler.
Keşke rahmetli babamın tavsiyelerine uymasaydım ve en azından avukatlık yapardım.Belki de dedem,enişteml,halam,babam,dayım gibi hakim olurdum. Boş zamanlarımda rahmetli babamın yazıhanesindeki yasaları karıştırdığım için birçok yasa maddesini ezbere bilirim. Bugün bile şaka yollu genç hukukçulara:” Bir hakkın sırf gayrı izrar eden suistimalini kanun himaye etmez” diye takılır,ne anlama geldiğin sorarım. Onları tebessüm ettiririm.
Kütahya Barosu ,ülkemizdeki mevcut 76 Baro içinde ,eski,iyi bilinen, saygın bir Baro’dur.Özellikle ülkenin en hassas konularında hassasiyet gösteren bir Barodur. Halen 424 kayıtlı üyesi bulunan Kütahya Barosu 3-4 Temmuz 2021 tarihlerinde seçimli genel kurula hazırlanıyor Hayırlı ve uğurlu olsun….. Rahmetli babam Simav ‘da hakimken ,kendi isteğiyle mesleğinden ayrıldıktan sonra Tavşanlı’ya gelmiş,Kütahya Baro’sunun üyesi olmuştu. Baro kimlik belgesi ni hala saklarım. Baro sicil no: 14,Bakanlık sicil no.3392/5274,ruhsatname tarihi ise.16 Kasım 1946.
Rahmetli babam, Kütahya Barosu’nun her yıl yaptığı etkinliklere nadiren de olsa katılırdı. Ya rahmetli Avukatlar; Hüsnü Davutoğlu,Yavuz Ökem, Ethem Sözen ya da halen hayattalar; Avukat Ali İhsan Bakır, Cemal Dosdoğru,Muammer Uslu ve bazı avukatlarla verilen yemeklerde olurdu.
Ama ilginçtir; Öyle zamanlar olmuştur ki,sevgili,merhum babam kazanamadığı zamanlarda Baro Aidatını dahi zamanında ödeyememiştir. Çünkü benim babam,yazıhanesine ısınmak için aldığı bir merkep yükü kömürü,en küçük bir ödemeyi titizlikle gider defterine işleyen kendi nevi şahsına münhasır bir avukattı. Mezarını bile ailece yaptıramamıştık. Rahmetli hakim eniştem Abdurrahman Bey’in mekanı cennet olsun, mezarını ,bizzat helal paralarıyla yaptırıp bizleri kendine minnettar kılmıştı.Zaten vefat ettiği tarihte 3 Aralık 1981’de ceketinin cebinden sadece 21 lira çıkmıştı. Bazen günlerce para kazanamadığı zamanlar olmuştu.O zaman ne yapardı? Bugün hayatta olmayan dostları,rahmetli terzi Ahmet Ün, Ahmet Manisalı, Ahmet Kuruçay, İş insanıydı Carsan Mustafa ve Ahmet Yumurtacı’nın imzaladığı banka senetleriyle aldığı üç ve altı aylık paralar ile bizlere bakmıştır. Mekanı cennet olsun. Bize miras olarak dürüstlük bırakıp,gitti. O da bize yeter de artar bile…O evi, tarlası,bahçesi,otomobili olmayan bir avukattı.
Bugün için Kütahya Barosu’nun sayın üyeleri,avukatlarımız bana göre, iyi-kötü varlıklı,en azından evi,arabası hatta bahçesi olan ,özgür ve bağımsız insanlardır. Hem mevzuatı iyi takip ediyorlar,hem de çok okuyorlar.İçtihatları değerlendiriyorlar. Konferansları,panelleri takip ediyorlar.Yeni yasaları titizlikle inceliyorlar. Çıkan yasaları elden geçiriyorlar.Kendi etik kurallarına uyuyorlar. Yine de yalansız yaşadıklarına inanıyorum. Her birinin adalet duygusunun gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Her birinin korkusuzca inandıklarını savunduklarına da öyle. Çünkü avukatlık bilindiği gibi güven mesleğidir. Her avukatın müvekkiline önce güven vermesi gerekir. Her avukatımız , vekaletnamesini aldığı kişilere karşı müthiş bir sorumluluk alıyorlar. Bunu hissediyorum. Netice itibariyle avukat, sorumluluk bilinci en yüksek kişidir. Siyasetçilerin adalete değer verip vermemeleri avukatlar açısından önem ifade etmez. Çünkü avukat iyi bilir ki; bunun vebalini her siyasetçi bir gün mutlaka yaşayacaktır.Her avukat iyi bilir ki; dünün nice kudretli insanları bugün cezaevlerindedir,Bunların da her biri,en azından birer avukat tarafından savunulmaktadır. .En önemlisi , Kütahya Barosu’nun değerli üyeleri arasında şerefini kaybetmiş tek bir avukata bu güne kadar rastlamadık. . Bunun için de Kütahyalı olarak gururlanabiliriz. Ne zaman Adli bir olay işitsem,bir yazı okusam, aklıma hep Montesquieu gelir. Adaletle ilgili sözleri bugün altın harflerle nakşolmuştur. Ne demişti:” Toplum çıkarlarının en etkin güvencesi adalettir. İnsanı insan yapan niteliklerin başında hak,onur,kişilik saygısıyla adalete,hukuka bağlılık gelir.Erdem;toplum çıkarlarını ,kişisel çıkarların üstünde tutmaktır” Bu sözleri, 1689-1755 yıllar arasında söylemiştir. Nasıl doktorlarımız Hipokrat yemini yapıyorlarsa ,hukukçularımız da bu ünlü insanın sözlerini her vesileyle anımsarlar.
Ben Kütahya Barosu’nun sayın üyeleri,avukatlarımızın gerçek kanıt, sağlam belge,defosuz tanık,tarafsız bilirkişi,adalet amaçlı iddianame aradığını bildiklerine inanıyorum. Çünkü hukuk bunu emretmektedir. Yine Kütahya Barosu’nun sayın üyeleri avukatlarımızın suçluyu aklamaya ve karşılığında avukatlık parası(vekaletname ücreti) aldıklarını,ama asla adalet dağıtmadıklarını,sadece bir tarafın hakkını savunduklarını da biliyorum.
Avukatlarımız,hukuksuz yere tutuklu kalmanın bir bedeli olduğunu da düşünüyorlar. Yani” kusura bakmayın,özür dileriz,bir yanlışlık olmuş”gibi sözlerin kırılan onuru yerine getirmediğinin de farkındadır. Çağımız,her alanda sayın avukatlarımızın bilgi ve tecrübelerinden faydalanma çağıdır.Öyle inanıyorum ki insanımız hangi konuda olursa olsun en azından sayın avukatlarımızın da görüşlerini almalıdır.Bu menfaatları açısından önemlidir. Nasıl sağlık konusunda insanımız ,en yakın sağlık danışmanları olarak eczacılarımızı görüyorlarsa .bir müşküllerini halletme konusunda da kesinlikle avukatlarımıza danışmayı gelenek haline getirmelidir. Hiçbir şey kaybetmeyeceklerdir.
Kütahya Barosu’nun 3-4 Temmuz günlerinde genel kurulunu yapacağı kesinleşti.. Eğer oy kullanma hakkım olsaydı, oyum,kesinlikle üç dönemdir Baro Başkanı olarak görev ifa eden sayın Avukat Ahmet Atam’ın olurduÇünkü sayın Atam,bugüne kadar kendisini ispatlamış bir hukukçudur Her insan yanlış yapabilir. Ama ben sayın Atam’ın ne yanlışını,ne falsosunu tespit etmedim. Kendisinin 5 Nisan avukatlar Günü etkinlikleri çerçevesinde yaptıkları konuşma arşivimde bulunuyor. Birkaç kez okudum. Eline,yüreğine sağlık.Neler söylemiş Avukatlar gününde?“ Bizim en önemli görevlerimizden biri,hukukun üstün tutularak keyfiliklerin önlenmesi dir.Biz avukatlar,cesur ve bağımsız olmalıyız.” Sözleri değerlidir. Kendileri önemli bir noktaya temas etmişler.; Avukatlık mesleğinin en kadim savunma mesleklerinden biri olduğunu, insanın özgür ve eşit yaşama arzusu, eşitsizliğe,haksızlığa,adaletsizliğe, baş kaldırışı ve isyanıyla ,hakkı olanı elde etmek için ihtiyaç duyduğu yardım ve gereksinimi karşısında doğduğunu belirtmişler. Sayın Atam’a göre; avukatlar, cesur ve bağımsız olmak zorundadır. Hiçbir kişinin ,grubun ya da siyasi oluşumun etkisinde kalmadan,adaletin tecellisi,hukukun üstünlüğü,adil yargılanma hakkı ve her tür hukuksuzluğa karşı dik bir duruş sergileyerek doğrunun ve haklının yanında olmalıdır. Tamamiyle katılıyorum. Yerinde bir teşhistir.
Daha şimdiden Kütahya Barosu’nun yeni yönetimine başarılar diliyorum. Tekrarlıyorum; Sayın Atam, en az bir dönem daha başkanımız olarak bu makamda kalmalıdır. Aksini düşünmek bile istemiyorum. Sayın,tanımadığım,diğer kardeşimiz başkan adayı, Avukat Yusuf Mers te genel kurulda sayın Atam gibi değerli Baro üyelerinden oy isteyecektir. Baro genel kurulu teveccüh gösterdiği kişiyi yeniden Baro Başkanı seçecek,Baro’nun diğer organlarına da mutlaka layık gördüğü arkadaşlarını getirecektir. Ama her halükarda hukuk,adalet,Kütahya ve ülkemiz kazanacaktır.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları