06 Aralık 2024 - Cuma
Beyin çürümesi
Şair
Yazar - Hüseyin Artun
Okuma Süresi: 4 dk.
1430 okunma

Hüseyin Artun
huseyinartun77@gmail.com - +90 542 392 35 79
"Beyin Çürümesi "
Toplumlar cahil, kafalar gelişmemiş ise kanun çoğalır, insanlar her şeyi mevzuattan beklerler.
Herkes hür düşünmek ister. Düşünmek: klişelerin, kalıpların, peşin hükümlerin dışına çıkmak değil midir?Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeğe koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi!
Özlenen dünyayla yaşanan gerçek arasında uçurumlar var. İslamiyet, ilmi, beşikten mezara kadar arayın, diyor. Ama bu emr-i celil unutulmuş. İki türlü yanlış vardır, bunlardan birincisi, bilgisizlikten doğar, çünkü karanlıkta bütün renkler aynı görünür; öteki ise, temel noktalardaki ayrılığın doğrudan doğruya benimsenmesidir. İnsanlık iki tehdit ile karsi karşıya kaldı. Maske ve güç..!!
Maske çok şey ifade eder , daha da fazlasını saklar… Arkasında duran gizle izleyiciyi tehdit eder. Güç ise kendisine zaman tanındığında iktidar haline gelir ,lakin geri dönüşsüz karar anı gelince , çıplak güç haline geri döner. Konttolsüz guç ise gururu tetikler.
Gurur çöküşün habercisidir ve bölünmeyi tetikler. İnsanları bölen kibir, birleştirense tevazudur.
Tevazu kendini tanımak, kendini kontrol edebilmek ve kendini aşabilmektir.
Bizden farklı olan insanları tanımak için kendi konfor alanımızdan çıkmadığımızda öğrenmeyi ve gelişmeyi bırakır, içimize işlemiş düşünce ve davranış kalıplarımıza sıkışıp kalırız.
Yöneticiler günümüzde, eskiden olduğu gibi yönetici oldukları için değil, başka herkesle eşit oldukları için titriyorlar. O korkuyu yenmek içinse ayrıcalık isterler. Dünyevi bir yönetici artık Tanrı’nın Mısırlıların başına bela ettiği bütün veba salgınlarını aşan bir yıkımı zincirlerinden serbest bırakabilir. İnsan Tanrısını çalmıştır...
Toplumlarda sınırı çizen korkudur. Biz ‘öteki’ üzerine konuşmayı seviyoruz, ‘öteki’yle konuşmayı değil..
Geçmiş”in gerçekte nasıl olduysa öyle bir tarihi olamaz. Sadece tarihsel yorumlar olabilir, bunlarınsa hiçbiri nihai değildir; her neslin de kendi yorumlarını yaratma hakkı vardır.
Tüm bunlar bilinç üzerine kurgulanmıştır. Bilinç kimine göre hastalık kimine göre ise insanlığın başına gelmiş en büyük mucizedir. Bana göre ise en büyük ahlaki nüsubet....
Ahlâk kelimesi dini bir terim değildir . Yıllarca bu kelime üzerinde insanlık yozlaştırıldı. Ahlâk kelimesi dürüstlüğün anahtarıdır. Bilinçli bir insan aynı zamanda ahlâklı da olur. Ahlak ile güzel kelimesi farklıdır. Güzellik, muhtemelen sevilmiş olmaktan başka bir şey değildir. Çünkü bir şeyi sevmek ve onu güzelleştirmek aslında aynı şeydir. Ahlâk ise insanlığa mâl olmaktır.
İşte tüm bunlara engel olmak isteyen zihniyet , beyinleri çürütmek için değişik algoritmalar türerti. Sosyal paylaşım sitelerinde ki reels videoları aşağıdan yukarıya doğru kaydırmak büyük tuzağın bir parçasıdır. Çünkü beyin bu hareketi algoritmik olarak algılamaya alışınca öğreti ve öğrenim yetisini kaybediyor. 20 yıl sonra cahil ama çok bilmiş toplumlar , beyin çürümesi yaşamış halde yönetilecekler ...
Çağ dedikleri boşluktan kurtulmak için okuyun, sağa sola çevirin beyninizi. ...
Yorumlar (2)
Tüm Yazıları