13 Şubat 2026 - Cuma
BİR DOST UYARISIYDI, KRONİK BİR SIZIYA DÖNÜŞTÜ: ELEKTRİK
Tuna İŞLEYEN
Yazar - Tuna İşleyen
Okuma Süresi: 3 dk.

Tuna İşleyen
tunaisleyen@hotmail.com - 0Son günlerde Tavşanlı başta olmak üzere, Kütahya genelinde en çok konuştuğumuz, daha doğrusu en çok "maruz kaldığımız" konu: Elektrik kesintileri.Hemen baştan belirtelim; bu yazı ne sahada kar kış demeden, direk tepelerinde arıza gidermeye çalışan o cefakar teknisyenlere ne de personelin iyi niyetine bir sitemdir. Aksine, onlar dondurucu soğukta bizler karanlıkta kalmayalım diye canla başla mücadele ediyorlar. Sorunumuz şahıslarla değil, sorunumuz sistemle ve zamanında yenilenmeyen o yorgun hatlarla.Hafızamı biraz yokluyorum...
Bundan tam 5 yıl önce, işin ehli, hatların dilinden anlayan bir yetkiliyle sohbet etmiştik. O gün kurduğu cümleler bugün birer kehanet gibi karşımızda duruyor: "Tuna Bey, bu hatlar artık yorgun. Eğer köklü bir yenileme yapılmazsa, en ufak bir fırtınada, birkaç santimlik kar yağışında bu sistem çöker. Kesintiler hayatın normali haline gelir."
O gün "bir dost uyarısı" olan bu sözler, bugün tüm şehrin kronik sızısı oldu.Peki, neden sürekli karanlığa gömülüyoruz? Cevap aslında çok basit: Eskimişlik ve yatırım eksikliği. Tavşanlı’nın ve Kütahya’nın birçok bölgesinde elektrik altyapısı, artan nüfusa ve günümüz teknolojisinin enerji ihtiyacına artık cevap veremiyor. Hatlar yaşlandı, direkler yoruldu, trafolar bu yükü kaldıramaz hale geldi.Evet, arıza olduğunda ekipler gidiyor, bir şekilde yamama usulüyle elektriği veriyorlar. Ancak mesele sadece "arızayı gidermek" değil, meselenin köküne inip "arızanın çıkmasını engellemek." Bir fırtınada "Acaba yine elektrikler gidecek mi?" korkusuyla yaşamak, 2026 yılının Türkiye’sine yakışmıyor.Artık geçici çözümlerle, pansuman tedavilerle vakit kaybetme lüksümüz kalmadı. İhtiyacımız olan şey net: Modernizasyon. Toprak altına alınması gereken hatların hızla yer altına indirilmesi, açıkta kalan hatların ise en kaliteli, en dayanıklı malzemelerle baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor.
Elektrik sadece aydınlanma demek değil; bugün eğitimden sağlığa, ısınmadan ticarete kadar her şey bir şalterin ucunda. Esnafın dolabı duruyor, öğrencinin dersi bölünüyor, vatandaşın kombisi çalışmıyor.Yetkililere sesleniyorum: Beş yıl önceki o uyarının üzerinden çok vakit geçti. O gün "gelebilir" denilen felaketler bugün kapımızda.
Tavşanlı halkı ve Kütahyalı hemşehrilerimiz artık "kesinti" haberi değil, "altyapı yenileme" müjdesi bekliyor. Modern ve sağlam bir altyapı lütuf değil, en temel haktır.Karanlık gecelerin değil, ışıl ışıl ve kesintisiz bir geleceğin özlemiyle...
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları