Teneke Mustafa
Meslek

Tuna İşleyen
tunaisleyen@hotmail.com - 0Tavşanlı ilçesinde soba ve mangal denince akla ilk gelen isimlerden biri, hiç şüphesiz "Teneke Mustafa" olarak bilinen Mustafa Göktürk. Yıllardır bu zanaata emek veren Göktürk, el emeği göz nuruyla ortaya çıkardığı ürünlerle sadece Tavşanlı'nın değil, çevre il ve ilçelerin de beğenisini kazanmış durumda. Küçük atölyesinde demire şekil veren, ateşe hükmeden bu usta, mesleğinin hakkını vermeye çalıştığını dile getiriyor.
Teneke Mustafa'nın atölyesine adım attığınızda, demirin ve tenekenin o tanıdık kokusu ve çekiç sesleri sizi karşılıyor. Duvarlarda sıralanmış farklı ebatlardaki mangallar ve daha nice teneke işçiliği ürünü, adeta bir sanat galerisi atmosferi yaratıyor. Mustafa Usta, her bir ürünün özenle ve titizlikle yapıldığını belirtirken, "Bu iş sadece demiri ve tenekeyi bükmek, kaynatmak lehimlemek değil. İçine ruhunu katmak, kullanacak olanın ihtiyacını anlamak da önemli," diyor.
Günümüzde fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasına rağmen, Teneke Mustafa'nın el yapımı soba ve mangallarına olan talep hâlâ yüksek. Bunun sebebini sorduğumuzda ise şu cevabı veriyor: "Bizim yaptığımız ürünler daha sağlam, daha kullanışlı. Fabrikasyon ürünler gibi çabuk bozulmaz. Müşterilerimiz de bunu biliyor. Bir de işin içine sevgimizi katıyoruz; o da hissediliyor herhalde."
Mustafa Usta, mesleğinin zorluklarına da değiniyor. Özellikle kış aylarında yoğun tempoda çalıştıklarını, demirin soğuğuyla mücadele ettiklerini anlatıyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen işini severek yaptığını ve ortaya çıkan her bir ürünle gurur duyduğunu ifade ediyor: "Ben bu mesleği babamdan öğrendim. O da dedesinden. Bir nevi aile mesleği bizim için. Bu geleneği sürdürmek, el emeğiyle bir şeyler ortaya koymak benim için çok değerli."
Tavşanlı'da "Teneke Mustafa" sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda bir değer. Yıllardır mesleğine olan bağlılığı, ürettiği kaliteli ürünler ve güler yüzüyle ilçe halkının sevgisini kazanmış bir isim. O, modern dünyanın dayatmalarına inat, geleneksel zanaatın hâlâ ne kadar kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Mustafa Göktürk'ün "mesleğimin hakkını vermeye çalışıyorum" sözleri ise, sadece bir zanaatkarın değil, işine saygı duyan her insanın düsturu niteliğinde. Onun gibi ustaların varlığı, el emeğinin ve alın terinin değerini koruduğu müddetçe, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.