30 Ağustos 2026 - Pazar

TAVŞANLI’DA HER GÜN AYNI ACI

DİKKATSİZLİK VE İHMAL

Yazar - Tuna İşleyen
Okuma Süresi: 3 dk.
Tuna İşleyen

Tuna İşleyen

tunaisleyen@hotmail.com - 0
Google News

Günün ilk ışıklarıyla birlikte sokaklara çıktığımızda, siren seslerinin bir adrese doğru telaşla yetişmeye çalıştığına hemen hemen her gün şahit oluyoruz. Ne yazık ki güzel ilçemiz Tavşanlı’da trafik kazaları artık münferit birer olay olmaktan çıkıp, günlük hayatımızın acı bir gerçeği haline geldi. Hemen her gün 3-4 trafik kazası haberi alıyoruz; bunların birçoğu da ne yazık ki yaralanmalarla, hatta geri dönülmez kayıplarla sonuçlanıyor.

Kazaların ayrıntılarına baktığımızda ise en büyük payı motosikletlerin aldığını görmek içimizi daha da acıtıyor.

Emniyet güçlerimiz ve polis ekiplerimiz her gün sahada, gece gündüz demeden denetimlerini sürdürüyor. Ancak kabul edelim ki sadece denetimle, cezayla bu işin önüne geçmek mümkün değil. Sokak aralarında, ana caddelerde kasksız, ehliyetsiz ve plakasız şekilde cirit atan sürücüleri görmezden gelemeyiz. Özellikle gencecik evlatlarımızın, motosiklet üzerinde yaptığı akrobasik hareketler, tehlikeli şovlar ve kuralsız sürüşler, hem kendi canlarını hem de trafikteki diğer masum insanların hayatını hiçe sayıyor.

Haber bültenlerine veya gazete sayfalarına yansıyan kazalar genelde birkaç cümlelik "genelleme" ifadelerden ibaret kalabiliyor. "Dikkatsizlik sonucu kaza meydana geldi" deyip geçiyoruz. Oysa o tek kelimelik "dikkatsizlik" kavramının arkasında; parçalanan aileler, kararan gelecekler ve sonu gelmez pişmanlıklar yatıyor.

İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Ateş düştüğü yeri yakıyor!

Kaza gelip çattıktan, o acı haber eve ulaştıktan sonra "eyvah" demenin, ağıt yakmanın ne yazık ki gideni geri getirmeye ya da sakat kalan bir bedeni iyileştirmeye faydası olmuyor. İş işten geçtikten sonra gösterilen pişmanlık, heba olan bir ömrü geri vermiyor.

Motosiklet bir ulaşım aracıdır, bir cesaret gösterisi ya da eğlence oyuncağı değildir. Kask takmak bir zorunluluk değil, hayata tutunma halkasıdır. Ehliyet ise sadece bir kart değil, trafik bilincinin ve sorumluluğunun belgesidir.

Buradan başta anne ve babalar olmak üzere tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evlatlarımıza sahip çıkalım. Onların bilinçsizce, ehliyetsiz ve korumasız bir şekilde trafiğe çıkmasına göz yummayalım. Bir anlık hevesin, bir ömür sürecek bir acıya dönüşmesine izin vermeyelim.

Polisin denetimi kadar, ailelerin ve bireylerin vicdani denetimi de şart. Unutmayalım; trafikte alacağımız küçük bir tedbir, uyacağımız basit bir kural, bir ocağın sönmesini engelleyebilir.

Kalın sağlıcakla...

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları