Millet Partisi Genel Başkanı Kütahya’da

Siyaset Yayın: 03 Ağustos 2022 - Çarşamba - Güncelleme: 03.08.2022 12:48:42
Editör -
Okuma Süresi: 12 dk.
647 okunma
Google News

 Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, Kütahya'da partililer ile biraraya geldi . Tavşanlı ilçe başkanı Halil Özcan ve parti yönetimi ile partililerin de katıldığı toplantıya büyük katılım gerçekleşti. Millet Partisi Genel Başkanı Nacar, Çınar Otel'de yapmış olduğu konuşmada şunları söyledi, " Bundan tam 100 yıl önce, emperyalist 7 Düvel destekli şımarık Yunan, bu toprakları işgal etmişti. Yunan’a karşı, üç çileli yıl boyunca direnen ve Dumlupınar’da, 30 Ağustos 1922’de, Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle, Gazi Mustafa Kemal Paşa komutasında, Yunan’ı, kesin yenilgiye uğratarak kaçmaya mecbur bırakan kahramanların kanlarıyla sulan topraklardır bu topraklar! Kahramanlarımıza selam olsun. Duamız onlara!  Kahramanlar diyarı, şehzadeler şehri Kütahya’da olmaktan mutluyum, sevinçliyim. Selam olsun şehitlerimize! Selam olsun gazilerimize! Selam olsun bu toprakları vatan yapan ve vatan tutan ecdadımıza!Selam olsun şehit torunlarına, selam olsun gazi çocuklarına! Ve onların emanetine, sahip çıkmak sevdasıyla yanıp tutuşan, siz kahramanlara selam! Sizlere selam! Toplantımıza katılıp şerefe veren sizlere selam! Aziz Dostlar, Saygıdeğer Kütahyalılar,Seri halde yapmayı planladığımız bölge toplantılarından ilkini Karadeniz Bölgesinde Trabzon’da yapmıştık. Kütahya bölgesi ve Kütahya 2. Durağımız.

 


BUGÜN BURAYA NİYE GELDİNİZ, NİYE TOPLANDINIZ?
Saygıdeğer Dostlar, Soruyorum size! Siz de sorun bize! Siz de sorun kendi kendinize!..Bütün bu çaba niye? Bu ter niye? Bu yorgunluk niye? Tarlayı, bağı, bahçeyi, kahveyi, keyfi, rahatı, dükkanı, işi gücü bırakıp gelip de burada bir toplantı yapmak, bir toplantıya katılmak niye? Bütün bu çabalar sadece Cuma Nacar’ı dinlemek için mi?
Soruyorum, bugün buraya niye geldiniz? Niye toplandınız?
BİLGE KAĞAN’IN ACI DERSİ!
Aziz Dostlar! Millet Partisi’ni izleyen büyük Türk Milleti! Sözüm sanadır! Dost acı söyler! Bakın ne demiş Bilge Kağan: “Türk Milleti, sen çok unutkansın! “Devletliydin, handın, beydin!  Çin’in tatlı diline, yumuşak kumaşına, kadınına, makamına kandın!.. Kanın seller gibi aktı, kemiklerin dağlar gibi yığıldı. Beylik oğulların köle, hanlık kızların cariye oldu!..Allah bana beylik verdi, seni bu zilletten kurtardım. Bir daha unutmayasın, yanılmayasın diye bunu taşa kazıyorum!”   Aziz Dostlarım, Dava Arkadaşlarım, Sevgili Gençler ve Aziz Milletim, Bilge Kağan’ın mesajı ne kadar acı bir ders değil mi?  Bilge Kağan’ın bu acı dersinden ders almadık: Gaznelilerin, Karahanlıların, Selçukluların acıklı yıkılışını yaşadık, ders almadık Osmanlı’nın yıkılışını yaşadık…Biri yıkılırken diğerini kurduk. Ama öyle söylemek gibi kolay mı? “Biri yıkıldı, birini kurduk” demek kadar kolay mı, kuruluş süreci?  Bir düşünün! 1683 Viyana bozgunundan 1923 Cumhuriyetin kuruluşuna kadar geçen 240 senelik acıklı yıkılış sürecini! Balkanlarda, Kafkaslarda, Afrika’da, Arabistan çöllerinde, Filistin’de milyonlarca şehit vererek, soy kırıma uğrayarak, şehit kanlarıyla sulanmış milyonlarca kilometre kare vatan toprağını düşmana bırakarak Anadolu’ya sığınmak kolay mı? İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan, Rus işgaline uğramış Anadolu topraklarında yeni bir devletin temellerini atmak kolay mı? Yunan işgal komutanı Venizelos’un Bursa’da Osman Gazi’nin kabrini tekmeleyip, “Kalk bire Osman! İşte ben geldim! Kalk ve vatanını kurtar bakalım!” küstahlığını görmek kolay mı?
O yenilgileri, işgali, acıları, ıstırapları, yoklukları, zorlukları, esaret yıllarını bir hatırlayın! Bir kez daha yaşamak ister misiniz? 

MİLLET PARTİSİ, BİLGE KAĞAN’IN TARİHİ İKAZINI BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NE HATIRLATAMAK İÇİN BURADA!
  Biz ve siz; Millet Partisi ve siz; büyük Türk Milleti bir kez daha yıkılış süreci yaşamasın diye buradayız! Bilge Kağan’ın ikazını büyük Türk Milleti’ne hatırlatmak için buradayız! Türkiye, Osmanlı Türk Cihan İmparatorluğu gibi yıkılıp gitmesin, tarih olmasın diye buradayız! Türk Milleti ve devleti kıyamete kadar egemen yaşasın diye buradayız!
Yıllardır dediğimizi bir kez daha diyoruz! Bu defa da Kütahya’dan haykırıyoruz: Ülkenin sorunlarını çözecek, Türkiye’yi ‘Muhteşem Türkiye’ yapacak reçete de ilaç da Millet Partisi’nde. Başka çare yok! İnsanımızın problemlerini, milletimizin dertlerini, devletimizin hastalıklı yapısını ancak Millet Partisi çözer, tedavi eder, düzeltir ve işleri yoluna koyar! Başka çare yok! Bütün dertlere çare; Millet Partisi!..
BİZİM BİR DAVAMIZ VAR: DAVAMIZ TÜRK MİLLETİ’NİN VARLIK VE BEKA DAVASIDIR
Bizim bir davamız var! Bu dava Oğuz Han’ın yer yüzünde kurmak istediği hak, adalet ve barış davasıdır! Bu dava Osman Gazi’nin ‘i’lâ-yi Kelimetullah’ davasıdır. Bu dava Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk kültür ve medeniyeti Batı’nın medeniyet ufkunda güneş gibi parlayacaktır” davasıdır. Bu dava Millet Partisi’nin Aykut Edibali liderliğinde yıllardır dünyaya haykırdığı davadır: Davamız Türk Milleti’nin varlık ve bekâ davasıdır!
DOKTOR; MİLLET PARTİSİ! İLAÇ MİLLET PARTİSİ’NİN ‘MUHTEŞEM TÜRKİYE PROJESİ’
Sevgili Kütahyalılar, Hemşehrilerim, Gelin hep birlikte dünyaya bir bakalım: İkinci Cihan harbinde yerle bir olmuş Almanya nerede? Japonya nerede? Harbe girmemiş Türkiye nerede? 1940 yılından bugüne Türkiye’nin başına gelen iktidarlar sana ne verdiler? 20 senelik AKP iktidarı yoksulluktan başka sana ne verdi? 2023’te 25 bin dolar sözü verdikleri kişi başı milli gelir bugün 8.500 dolar! 25 bin dolar nerede? 8 bin 500 dolar nerede? Senin alın teri paraların kimlerin cebinde?
 Bu sözünü tutmayan 20 yıllık metal yorgunu iktidara da bu uydu muhalefete de önümüzdeki seçimde gereken dersi ver!..
Bunların yerine Millet Partisi kadrolarını destekle ve iktidar yap!..
Senin dertlerini, ülkenin sorunlarını 1970’li yıllardan bugüne gördüğün, duyduğun, bildiğin, tanıdığın; yetişmiş, yetkin Millet Partisi kadroları çözer!

 


Karanlık tünelden çıkışın kılavuzu da rehberi de onulmaz gibi görünün hastalıkların doktoru da Millet Partisi’dir! Reçetesi de ilacı da Millet Partisi’nin ‘Muhteşem Türkiye Projesi’dir.
‘ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLÂL MARŞI YAZDIRMASIN!..’
Saygıdeğer Konuklar, Aziz Dostlar ve Millet Partisi’ni izleyen Aziz Milletim, Millet Partisi diyor ki; Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti; Hun, Göktürk, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin yıkılması gibi bir yıkılış süreci yaşamasın, diyor!
“Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!..” diyor.
Böyle bir tehlike var mı? Evet var! Eğer tedbir almazsak bir gün devletimiz yıkılır gider, bayrağımız direkten iner, vatan topraklarımız elimizden alınır, beylik oğullarımız köle, hanlık kızlarımız cariye olur!
Ve bütün bunlar bugünün teknolojik, ekonomik şartlarında düşman askeri ülkemize girmeden bile olabilir!
İşte bugün bu tehlikeyi konuşmak için buradayız! Bu tehlikeye karşı tedbir almak için buradayız!
BİR MİLLET NE ZAMAN YIKILIR? BİR DEVLET NE ZAMAN YIKILIR?
Saygıdeğer Dostlar, Peki, bir millet ne zaman yıkılır? Bir devlet ne zaman yıkılır? Emaneti ehline vermezseniz yıkılır. Liyakate dikkat etmezseniz yıkılır. İstişare yapmazsanız yıkılır. Adil olmazsanız yıkılır. Meşruiyetsiz, adaletsiz kanunlar koyarsanız yıkılır.
Adam kayırırsanız yıkılır. İsraf içinde yüzerseniz yıkılır. Fakiri, miskini, zayıfı korumazsanız yıkılır. Dostu düşmanı bilmez, düşmana karşı tedbir almazsanız yıkılır. Ülkenin yönetimine, ekonomisine vb dış güçler etki ederse yıkılır. Bana neci olursanız yıkılır!..
HASTALIKLI YAPIMIZIN BAŞ SEBEBİ ADALETSİZLİKTİR, HUKUKSUZLUKTUR
 Gün geçmiyor ki üniversiteyi kredi alarak okumuş, iş bulmamaktan ailesine ve çevresine karşı mahcup kredi borçlusu bir gencin boğazına sarılan iktidar, İstanbul Hava Limanı’nı yapan AGİ’nin milyarlarca dolarlık vergi borcunu 2040 yılı sonrasına ertelemesin! Veya yandaş şirketlerin milyarlarca liralık vergi borçlarını silmesin! Mehmetçik katili, bebek katili, etnik bölücü katil pkk’lıların ayağına çadır mahkemeleri kurma maskaralığına düşmesin!Katil pkk’nın İmralı’dan liderliğini yapan (hapishaneden pkk’yı nasıl yönetiyorsa) kiralık katil Öcalan’nın abisini devlet televizyonu TRT’ye çıkarma cehaletine düşmesin! Adalet olmayan yerde zulüm vardır!“Adalet mülkün temelidir.” denmiştir. Buradaki ‘mülk’ devlettir. Yani “Adalet devletin temelidir.” Temelsiz bir bina olur mu? Temelsiz bir iş olur mu? Sağlam temellere oturmayan bir bina; sağa sola bayılmadan, yan yatıp çamura batmadan ayakta kalabilir mi? Millet Partisi’nin birinci hedefi toplumumuzu hukuk toplumu haline getirmek, devletimizi hukuk devleti yapmaktır.  
SÜREKLİ ALDANAN İKTİDARA SEÇİMLERDE İSTİRAHAT VERELİM!
 Millet Partisi, bir kez daha ilan ediyor: AKP’nin 20 yıllık yanlışlarına, hatalarına; ülkeyi ekonomik, sosyal, kültürel, ahlaki, adli yönlerden uçuruma sürüklemesine dur demek zamanı gelmiştir!
AKP iktidarına demokratik ve meşru yollardan, sandıkta son vermek tarihi bir zaruret halini almıştır!
Trajikomik BOP eş başkanlığı, Çuval krizi, Trump’ın karşılıksız kalan mektubu, Barzani’yi devlet başkanı gibi karşılamalar, Şam’da Cuma namazı kılma hayali politikası, Yunanistan’ın Ege Adalarını işgali, Fetö’nün devletin kılcal damarlarına sızması, açılım-saçılım süreçleri ve uyuşturucu tacirlerinin ülkeyi yolgeçen hanına çevirmesi… “Amerika ile aramızda mutabakat vardı, ama Obama maalesef PYD ve YPG konusunda bizleri aldatmıştır.” açıklamaları. Rahip Brunson için “ver papazı, al papazı” efelenmeleri ve sonra sus pus olmalar…  
20 yıldır sürekli aldanan bir iktidarın artık Türkiye’de hayır namına yapabileceği bir şey, sağlayabileceği bir yarar kalmamıştır.
Aşırı yorgunluktan iş yapamaz hale düşen iktidara sesleniyoruz: “Artık yeter! İstirahate çekil!” 
“Beş kuruş ödemiyoruz!” denilerek yapılan Hazine garantili hastaneler, köprüler, oto yollar, şehir hastaneleri, hava limanları, çılgın projeler  Deli Dumrul Köprüsüne dönmüş, Hazine’ye yük üzerine yük getirmektedir. Bu projeler hem Hazine garantisi ile pahalı yapılmaktadır hem de garantilerle kambur üstüne kambur yüklemektedir.
Osmanlı Cihan İmparatorluğunu yıkan kapitülasyonlar yeniden hortlamak üzeredir!
 İKTİDARIN DA MUHALEFETİN DE ÇÖZÜM ÜRETME KABİLİYETİ YOKTUR!
İktidar sahipleri ve ortakları yaşadığımız sorunlara çare üretmek yerine gaflet ve dalalet içerisinde, pembe tablolar çizerek gerçeklerin üstünü örtmekle meşguldür. Muhalefeti ve müphem “dış güçleri” suçlayarak gündemi meşgul etmektedir.
Bunlara karşılık muhalefet partiler, iktidara çözüm önerileri sunmak yerine kısır polemikler içerisinde varlıklarını idame ettirmenin telaşında görünüyor. Türkiye, iktidarın oluşturduğu “Cumhur ittifakı” ile muhalefet bloğunun oluşturduğu altılı masanın cenderesinde yok oluşa doğru sürüklenmektedir. İktidarın da muhalefetin de çözüm üretme kabiliyeti yoktur! Görünen o ki böyle bir meseleleri de yoktur!"

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.