301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
18 Nisan 2021 - Pazar 12:35
 
Sayı ve düzen takıntısı (#sıradışı)
Abdussamet Öztan
 
 

Sayı ve düzen takıntısı (#sıradışı)
Çok farklı vesvese türleri var. Kimileri abdest, namaz, ibadet gibi konularda vesvese yaparken, bazı
insanlar ise temizlik hususunda çok takıntılı olabiliyor. Peki sizde de hiç olur mu, bazı şeyleri belli sayılarda ve
düzende yapmak ve bu şekilde yapmazsan sanki başına bir şey gelecekmiş gibi vesveseler?
Arada bir geçerken yol üzeri uğradığı olur bana da bazı vesveseler, insanız sonuçta melek değiliz.
Elbette vesveselerle karşılaşacağız ki, meleklerden ve diğer canlı varlıklardan farkımız, kalitemiz, kim olduğumuz
ortaya çıksın ve mertebemiz âli olsun Rabb katında, değil mi? Vesvese öyle bir şeydir ki “cehil onu davet eder,
ilim onu tard eder” (1) diye ifade edilmiş. Diğer deyişle; yeter ki bizler vesvesenin ne olduğunu bilelim, ona karşı
kullanmamız gereken alet-edevatı da heybemizde tutalım ve bunları kullanmak için de heybedekileri çıkarıp
gayret edelim yeterlidir. Kalbe ve akla gelen imani konulardaki vesveselerden tutun da, temizlik hususundaki
takıntılara varıncaya kadar; bizi dengeleyecek en önemli adımlar şunlardır: Dinen bizden istenilen temizlik veya
imani şartları zaten yerine getiriyorsak veya getirebilmek için yolunda bulunuyorsak, abartı olarak yapmamız için
gelen fısıltı tarzındaki vesveselere karşı ise, bunlara ehemmiyet vermemek ve dinen bizden abartı olanın değil
“istikamet olanın” (2) istendiğini bilmek ve ona göre de hareket etmek yeterlidir.
Gelelim sayı ve düzen takıntısına. Yukarıda saydığım vesveselerin hemen hepsini ben de atlattım, arada
bir uğradığı da olur ama hamdolsun yapmamız gerekenleri uygulamaya çalıştıktan sonra sıkıntı olmuyor. Lakin
sayı ve düzen takıntısı, isminden çok masum gibi görünseler de maalesef öyle değiller. Bende de vardı bir
zamanlar, özellikle çocuk yaşlardayken. Örneğin bir yerin merdivenlerini çıkıyorum, basamakların adedini
bilmiyorum ya. Hemen saymaya başlıyorum çıkarken ve diyordum ki içimden: Eğer basamak sayısı tek çıkarsa bir
yakının vefat edecek, çift sayı çıkarsa yaşayacak gibilerinden. Bulaşık yıkıyorsun mesela, bardağı tek sayı
adetlerinde ovalarsan yine yakınlarından biri vefat edecek, çift adette ovalarsan yaşayacak gibilerinden. Ve
yakınlarımdan kimse ölmesin diye, artık bardağı temizleyeceğim derken öyle bir ovalarsın ki hani adedi çifte denk
getireceğim diye; bardak temizlenmiştir ama neredeyse ovalamaktan kırılacak hale gelmiştir ve farkında bile
değilsindir. :) Çok komik geliyor değil mi, belki de “ne acayip takıntın varmış senin kardeşim” dediğinizi duyar
gibiyim. Ama, daha berbatları var. Peki bu takıntının çözümü de yine ehemmiyet vermemek mi? Elbette! Lakin,
ekstradan iki önlem daha ekleyeceğiz bu vesvese türü için. Şöyle ki:
BİRİNCİSİ: Rabbim hikmetiyle her insanın ecelini gizli kılmıştır. Düşünsenize ne kadar yıl yaşayacağınızı
biliyor olduğunuzu… Yarı yola kadar gülüp eğlenmekle, yarı yoldan sonrası için ise nasıl bir ölümle
karşılaşacağınızı bilmez halde, sanki darağacına her gün bir adım daha yaklaşırmış gibi psikolojik bunalıma
girmez miydiniz? Hayat yaşanmaz bir hal alırdı değil mi? İşte Rabbim rahmeti ve hikmetiyle eceli gizli kılmış ki;
yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışıken, hiç ölmeyecekmiş gibi de dünyaya çalışabilelim. Tam tersi hiç
ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışırken de, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışmayı da unutmayalım. Lakin, Rabbim
eceli rahmetiyle gizlemişken, ecele sanki birer işaret nev’inden bazı sayı ve düzenleri belli sayı ve düzende
yapmayınca birilerinin öleceğini düşünmemiz, Rabbimin rahmetini küçümsemek değil midir sizce? Haşa ondan
daha mı merhametliyiz ve o bizden ziyade bizi ve sevdiklerimizin iyiliğini düşünmüyor mu ki; biz sevdiklerimize
acıyoruz diye bazı sayıları, düzenleri takıntı haline getiriyoruz? Farkında mısınız, bu şekilde hayatı daha da
yaşanmaz hale getiriyoruz. Rabbimin dediği gibi; “sen de onlar da ölümlü”(3) varlıklar. Lakin, önemli olan kendimiz
ve sevdiklerimizin zamansız değil imansız gitmesinden endişe duymak değil miydi?
İKİNCİSİ: Şu kadar sayıda şunu yaparsan başına bir şey gelir, hatta şunu şu kadar kişiye göndermezsen
bir yakınını kaybedeceksin tarzında gelen şeyleri, takıntı yapmamanın en kuvvetli çözümü ise; Rabbe olan
imanımızı fullemeye çalışmak! Yani imanımızı şarj etmek! Hatırlarsanız, telefonumuzun bile şarjının azaldığı
durumlarda bazen durduk yere kapandığı, interneti bile açamadığımız ve bu yüzden de bildirimleri alamadığımız
zamanlar olur ya. Biz de Rabbimize ve onun varlığına, sonra kudretine ve hikmetine, rahmetine olan imanımızı
sürekli olarak arttırmaz isek, bu tarz vesveselere yenik düşme ve hayatımızı kendi kendimize zindan etme
potansiyelimiz maalesef ki yükseliyor. Çünkü; madem ki her şey Allah’ın iradesiyle gerçekleşir. Ve ayette “Allah
size bir zarar vermek murad ederse, ondan başka onu kaldıracak yoktur. Allah size bir hayır murad
ederse, yine ondan başka onu engelleyebilecek de yoktur.”(4) şeklinde geçtiği gibi, madem ki her hayır ve şer
onun elinde ve izni olmadan bir yaprak kımıldamaz, yere düşmez. Kapkara gecede, kara taşın üzerindeki, kara
karıncanın kalbinin sesini duyan bir Rabb, haşa senden habersiz mi veya seni ve yakınlarını tedbir etmekten,
korumaktan uzak mı sanırsın? Öyleyse; madem ki O’na inanıyoruz, inandığımız gibi yaşamamız için bizim böylesi
bir Yaratana olan imanımızı, daimi surette takviye etmemiz lazım; aynen sürekli telefonlarımızın şarjını eksik
tutmamaya çalıştığımız gibi. Hani “kalpler onun zikriyle tatmin olur”(5) buyrulur ya, işte o tatmin seviyesine yani
şarjı fullemeye, daimi gayret etmemiz gerekir.
Hülâsa; her şey onun elinde. Kullarına ise zerre kadar zulmedici değilken, üstelik “Rahmetim gazabımı
geçmiştir.”(6) buyururken, böyle anlamsız bir şekilde sayılara ve düzenlere, simetrilere göre değil, Rabbimize olan
imanımıza dayanarak, onu da daim arttırarak kendimizi güçlendirmeli, yapmamız gerekenleri yapıp tedbiri Allah’a
bırakmalı. Selametle.
[Dipnotlar: (1)Sözler-s.274, (2)Hud S.-112, (3)Zümer S.-30, (4)Yunus S.-207, (5)Rad S.-28, (6)Keşfül Hafa-448 ]

 
Etiketler: Sayı, ve, düzen, takıntısı, (#sıradışı),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Nisan 2021
Sıkılganlık-Bıkmışlık-Kabz-Bast halleri (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Dert, adamı dinletir (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Aile içi huzursuzluk -4-
18 Nisan 2021
İntiharı düşünen çocuklar
18 Nisan 2021
Ayasofya açıldı, şimdi ne olacak
18 Nisan 2021
Ailem çok üstüme geliyor!
27 Şubat 2021
Bana mı sordu yaratırken?
18 Şubat 2021
Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)
11 Ocak 2021
Özgüven eksikliğim var, ne yapabilirim?
29 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -6-
16 Aralık 2020
Yağmur duası mı hava tahmini mi?
03 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -5-
15 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -4-
08 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -3-
13 Ekim 2020
Aile içi huzursuzluk -1-
31 Ağustos 2020
Evlatlarımızı zehirliyorlar
09 Temmuz 2020
Sosyal medyaya kısıtlama
22 Haziran 2020
Ailem çok üstüme geliyor! (#evdekal -5-)
06 Haziran 2020
YKSye hazırlananların hali ne olacak? (#evdekal -4-)
06 Haziran 2020
Dünyanın sonu mu geliyor? (#evdekal -3-)
23 Nisan 2020
Covit - 19 Kıyamet Alameti mi? (#evdekal -2-)
19 Nisan 2020
Hangi Haberlere inanalım (#evdekal -1-)
28 Mart 2020
Tavşanlı'da Korona virüs var mı?
26 Ocak 2020
Depremler neye işaret
21 Ocak 2020
Böyle dua etmeyi dene
16 Aralık 2019
Hastaya Şifa Derde Deva Burada
14 Ekim 2019
Barış Pınarı için
03 Ekim 2019
Depremler neye işaret
03 Ekim 2019
Herşey tersine döndü
19 Ağustos 2019
Kendine format at!
04 Ağustos 2019
Kafanı kullan !
16 Haziran 2019
YKS Sonrası
16 Haziran 2019
Yarın çok geç olabilir
14 Nisan 2019
Mal mısın oğlum
07 Nisan 2019
Evlilik Kader midir?
17 Mart 2019
Yeni Zelanda olay perde arkası
15 Mart 2019
Asıl seçim başlıyor
19 Şubat 2019
Neden Sadece Ortadoğu'da?
12 Şubat 2019
Altın mı Bakır mı ?
21 Ocak 2019
Evlenmek isteyen gençlere taktikler
08 Ocak 2019
Allah beni önemsemiyor !
11 Aralık 2018
Yine kış geldi çattı!
04 Kasım 2018
Allah işi karışmasa inşallah
14 Ekim 2018
Ötüyor mu bu telefonlar
11 Ağustos 2018
Allah diyen karpuz
30 Temmuz 2018
Risk altındasınız farkında mısınız ?
30 Temmuz 2018
BÖYLE YORUM MU OLUR ?
18 Temmuz 2018
Temmuz 15 Destanı
11 Temmuz 2018
Çocuk istismarı, çocuk kaçırma, kısas ve idam!
02 Temmuz 2018
Dünya'nın en çok kar getiren işi
25 Haziran 2018
Akıllı ol bu fırsatı kaçırma
03 Haziran 2018
Teravih Sünnet mi Değil mi_?
13 Mayıs 2018
BU KEZ ORUÇ SENİ TUTSUN
07 Mayıs 2018
Ben ona günahımı vermem
23 Nisan 2018
Dinci=OUT, Dindar=IN
13 Nisan 2018
NEDEN ENGELLİYİM SUÇUM NE?
12 Nisan 2018
Dine ne gerek var
04 Nisan 2018
Bu adamın suçu ne?
31 Mart 2018
Bu adamın suçu ne?
13 Mart 2018
HESABI KİM ÖDEYECEK
28 Şubat 2018
VERMEYİNCE MABUD
19 Şubat 2018
İMAMIN YAPTIĞI ŞOK HAREKET
05 Şubat 2018
Allah ile kul arasına girilmez !
28 Ocak 2018
Şeytan nasıl HACKLENİR ?
28 Ocak 2018
CEPHEYİ TERK ETMEYİN
07 Ocak 2018
Allah'ın Namazıma ihtiyacı mı var?
26 Aralık 2017
YILBAŞI DEMİŞKEN
03 Aralık 2017
YİNE KIŞ GELDİ
12 Kasım 2017
Neden hep ben hastayım ?
06 Kasım 2017
Seviyor mu Sevmiyor mu ?
29 Ekim 2017
Güneş'in Faturasını Ödediniz mi?
04 Ekim 2017
Doğru yolu buldum ya çıkarsam
26 Eylül 2017
Haydi Bakalım Vira Bismillah
19 Eylül 2017
Nasıl Olsa Allah Affeder (mi)
26 Ağustos 2017
Kurbana ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettüre ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettür zor geliyorsa
09 Ağustos 2017
Allah'ı ispatla diyene kılı. çekti!
01 Ağustos 2017
Evladım cehennem dibine gitsin !
25 Temmuz 2017
Yalan Söyleyenin Feci Akıbeti
15 Temmuz 2017
Temmuz 15 Destanı
08 Temmuz 2017
İbadetlerimde devamlılık olmuyor
18 Haziran 2017
Perdeyi arala şavk gelsin
11 Haziran 2017
Kadir Gecesi Ne zaman ?
28 Mayıs 2017
BUNU YAPARSAN ORUCUN BOZULMAZ
23 Mayıs 2017
Abdussamet Öztan kimdir
19 Mayıs 2017
DÜNYA BU !
14 Mayıs 2017
Kopya çekme teknikleri
06 Mayıs 2017
NAMAZDAN ZEVK ALAMIYORUM İSTEKSİZİM BIRAKSAM MI ?
23 Nisan 2017
Kadınları Dövün Namaza Yaklaşmayın
27 Mart 2017
Bediüzzaman'ın gerçek yüzü
19 Mart 2017
Başkasının günahına ağlayan Adam !
14 Mart 2017
Günay benim, suç kimin?
07 Mart 2017
Ben özgürüm bana kimse karışamaz (!)
27 Şubat 2017
Kaderimde varsa, benim suçum ne
25 Şubat 2017
İsyankarım, günahkarım.. Perişanım!
16 Şubat 2017
Fazla kurcalama, kafayı yersin (!)
06 Şubat 2017
En güzel 14 Şubat Hesiyesi
29 Ocak 2017
Kur'an Neden Arapça ?
15 Ocak 2017
Daha erken mi yoksa ?
12 Ocak 2017
Pil zayıfsa böyle şarz edin
03 Ocak 2017
Elhamdülillah Müslümanız
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
13 Aralık 2016
Peygambere ne gerek var....
29 Kasım 2016
Hiç ölmeyecek gibi
06 Kasım 2016
Elalem Ne Derse Desin
06 Kasım 2016
Lezzet Sırları
12 Ekim 2016
NE KADAR KÖFTE O KADAR EKMEK
26 Eylül 2016
Ateist VS MÜSLÜMAN
26 Eylül 2016
Bu sefer olacak
29 Ağustos 2016
Dizi ve TV izlerken dikkat
29 Ağustos 2016
Dünyanın en kârlı işi
29 Ağustos 2016
Gelsin Yüzüne de söylerim
13 Ağustos 2016
Ben Bilmem Şeyhim Bilir
27 Temmuz 2016
Kim Bu Nurcular
20 Haziran 2016
Orucu Neler Bozmaz ?
10 Haziran 2016
DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR ?
13 Mayıs 2016
FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ
17 Mart 2016
Resmileşti Dikkat !
09 Mart 2016
O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ;
23 Şubat 2016
BU KADAR NANKÖRLÜK OLMAZ
15 Şubat 2016
YGS Öncesi Okunmuş Yazı
Haber Yazılımı