Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
24 Temmuz 2020 - Cuma 19:03 Bu yazı 98 kez okundu
 
YOKTAN ELEM YOK
Mehmet Gökçay
 
 
 
 YOKTAN ELEM  YOK
 
Değerli dostlar. Mümin dünyaya imtihan nedeni ile geldiği için, kendisine sunulan imtihan türlerinden bir tanesi de hastalıklar nevindendir. Hastalık ve ya herhangi bir sıkıntı, her ne olursa olsun  nefislerimizin bize sıkıntı veren şeylerden hoşlanmadığı kesindir. Peki ne yapacağız, nasıl bir tavır ortaya koyacağız? İsyan mı edelim? Haşa. İnsan, kendisine verilen ruhun yanı sıra bir çok latifeler ile donatılmıştır. Bu latifelerden bazıları dertleşmekle, tavsiyeler ile tatmin olur. Gelin o zaman hastalık türünden gelen imtihanımızın hafifleşmesi için bir parça beraber dertleşelim ve hayalen sohbet ederlim: 
Ey sabırsız hasta Kardeş! Hastalık, hali hazırda ki bir elemi sana vermekle beraber, evvelki hastalığından bugüne kadar, o hastalığın senden gitmesinde ki bir  manevi lezzetin yanı sıra, sana kazandırdığı sevabındaki bir ruhi lezzeti de veriyor. Bugünden, belki bu saatten sonraki zamanda sende hastalık yok, elbette yoktan elem yok, endişe olmazsa üzüntü  olamaz. Sen yanlış bir şekilde evham gösterdiğin için sabırsızlık meydana çıkıyor. Çünkü bugünden evvel bütün hastalık zamanının maddi boyutu gitmekle, elemi de beraber gitmiş. Gittikten sonra ki sevabı  ve senden uzaklaşmasında ki lezzeti kalmış. Tüm bunlar  sana  kazanç  ve sevinç vermek lazım gelirken, onları düşünüp kederlenmek  ve sabırsızlık göstermek gereksiz yere seni üzen endişeli bir haldir. Gelecek günler daha gelmemişler. Onları şimdiden düşünüp, yok bir günde, yok olan bir hastalıktan, yok olan bir kederden evham ile düşünüp kederli  olmak, sabırsızlık göstermekle, üç mertebe yok olan yoğa vücut rengi vermek, saçmalamak değil de nedir? Madem bu saatten evvelki hastalık zamanları ise, senden gitmesi ile beraber sana sevinç veriyor. Ve madem yine bu saatten sonraki zaman henüz gelmemiş, hastalık henüz gelmemiş, elem henüz gelmemiştir. Öyle ise sen, Cenab-ı Hakk'ın cc sana verdiği bütün sabır kuvvetini böyle sağa sola dağıtma; bu saatteki eleme karşı da, ya sabır de sabret. Ey kendisinde bulunan hastalık sebebiyle ibadet ve evradından mahrum kalan ve o mahrumiyetten üzülen hasta. Bil ki: Efendimiz sav in bildirdiği bir hadis ile sabittir ki; Müttaki bir mümin, hastalık sebebiyle yapamadığı daimi virdinin sevabını, hastalık zamanında yine kazanır. Farzı, mümkün olduğu kadar yerine getiren bir hasta, sabır ve tevekkül sergilemekle ve farzlarını yerine getirmekle, o ağır hastalık zamanında sair sünnetlerin yerini,  halis bir surette, hastalık tutar. Hem hastalık, insandaki acizliğini, zayıflığını htirir. O acizliğin lisanıyla ve zayıflığın diliyle halen ve kalen bir dua ettirir. Cenab-ı Hak cc, insana hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir za'f vermiş, ta ki daimi bir surette Dergahı İlahiye'ye iltica edip niyaz etsin, dua etsin "Eğer duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var" Ayetinin sırrıyla insanın yaratılış hikmeti ve kıymetli oluşunun sebebi olan samimi dua ve niyazın bir sebebi hastalık olduğundan, bu nokta i nazardan şikayet değil, Allah'a cc şükür etmek ve hastalığın açtığı dua musluğunu,  kapamamak gerektir.
 
Etiketler: , , YOKTAN, ELEM, , YOK,
Yorumlar
Haber Yazılımı