Yazı Detayı
11 Temmuz 2018 - Çarşamba 16:43
 
YA ÖLÜSÜ YA DİRİSİ
Mustafa Üftadeoğlu
muftade@hotmail.com
 
 
 YA ÖLÜSÜ YA DİRİSİ
Günlerdir barajın başında evladını bekliyordu. Baraj kapakları aniden açılınca orada çalışanlarla beraber çocuğu da sulara gark olmuştu. Yetkililer, gece gündüz demeden arama çalışmalarını sürdürüyorlardı. Onunla beraber diğerleri de oradaydı ama en çok da bu kadın üzülüyordu. Öyle bir yanma ki bu, ciğerparesinin mezarını bile görememek; gidip başında dua edememek yangını… 
On günlük bir arama sonunda hiçbir ize rastlayamadılar. Ölüsü bulunanlar cesetlere sarılarak onları bir mezara defnetme çabasındaydılar. Hiç olmazsa ölüsünü bulmuşlar onlardan bir mezar dünyada kalmıştı. Nereye sürüklendiği nereye kaybolduğu belli değildi oğlunun. Bu yüzden de suların başından bir an ayrılamıyordu yaralı anne. Yetkililere: “Ya ölüsü ya dirisi…” diyordu. 
Yazıma bugün yaşanmış bir hikâye ile başladım. Siz de bu olayı mutlaka görmüşsünüzdür. Böyle olaylar bir değil çok tekrar ediyor. İşte çocuk cinayetleri ve yaralı ana yürekleri… Kimilerinin dünyada bir mezarı bile bulunmaz ama yakınları hep yakınırlar: “Ya ölüsü ya da dirisini bulalım.” diye. Bunu anlayabilmek her halde bizim durumunda olanlar için kolay değildir. Olayı yaşayanlar ancak bunu anlayabilirler. Mutlaka ateş düştüğü yeri yakacak ama katilin ve zalimin yanacağı bir zaman da gelecek. Allah’ın isimlerinden biri da Adl… Mühlet verir ama ihmal edip unutmaz. 
Kimsesizler mezarlıkları vardır. Seneler sonra kayıtlara bakıp da yakınlarını bulmaya çalışanları hepimiz biliriz hatta bunu anlayabilmek için akrabalarının izini seneler sonra bulanların ruh hallerini dinlemek ve görmek yeterli sayılabilir. 
Bütün bunları neden mi yazdım anlatayım. Güzel bir şampuan şişem vardı fakat onu hamamda yıkandığım yerde unutmuşum. Bir hafta sonra oraya gittiğimde kayıp eşyalar arasında ona rastlamak için yetkililere sordum. Onların aramaları netice vermedi; bulunamadı. Sonra ben yine aramalarımı devam ettim. Hiç umulmayan bir yerde ona rastladım. İçini tüketmişlerdi fakat şişe, bütün güzelliğiyle bana bakıyordu. Onu bulmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu onu bulunca anladım. Basit bir şişeyi bulunca bu kadar sevinen ben, kaybettikleri yakınlarını bulunca ne kadar sevineceklerin duygularını anlamaya çalıştım çünkü insan yakınlarının saadetleriyle ilgilidir. Onların saadetini kendi saadeti gibi görür.  
İnsanlar kendi saadetlerini değil çevresinin saadetlerini de düşünür. Çocuğunu barajın serin sularında kaybeden bir annenin huzurlu olması düşünülebilir mi? Kendi eşyalarımıza gelen zararla nasıl etkileniyorsak insanlığa gelen zarardan da öyle etkilenmeliyiz; çakırkeyf yaşıyorsak; günümüzü gün etmek sevdasına kapılmışsak insanlığımızı sorgulama zamanı çoktan geçmiştir. Mal canın yongasıysa ya diğer sevdiklerimiz, insanlar bizim neyimiz olur? İnsanlıktan bir nebze nasibimiz varsa değil insanlara hayvanlara gelen zarardan bile müteessir olmalıyız. Dertli ve ıstıraplı insan olmak her zaman neşeli olmaktan daha iyidir. İnsanlar bir bakıma insanlık paydasında toplanmalıdır. 
İşte maddeci toplum bizi başkalarının elemleriyle üzülmekten mahrum etti. “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne!” der duruma getirdi. “Benim tarlama düşmeyen yağmur başka tarlaya düşmesin.” dedirtti. Böyle olunca duyarsız insanlar, vurdumduymaz çocuklar ve gençler türedi. 
Bir an önce bunun önüne geçebilmek eski değerlerimize dönebilmemiz için yeni çalışmalara girmemiz gerekir. Emekli olduktan sonra bunu daha çok anlayan bir arkadaşımız: “Çalışırken bana saygı duyan personelim, şimdi beni ne arıyor ne de soruyor” diyordu. İnsanlar bu kadar nankör bu kadar duyarsız hale geldiyse elbette tekrar durumu bir kontrol etmelidir. Menfaat dünyası olmamalı dünyamız; insaf ve merhamet dünyasını yeniden kurmalıyız. Bu da ancak değerlerimize tekrar sahip çıkmakla ve onları yaşatmakla olur. Toplum için manevi kalkınma hamlelerinin bir an önce yapılması gerekiyor. Yoksa kubur farelerinin hayatı gibi bir hayata razı oluruz ki bizim felaketimiz olur bu da…   
M. Mustafa Üftadeoğlu  
muftade@hotmail.com
 
Etiketler: , YA, ÖLÜSÜ, YA, DİRİSİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı