301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
21 Eylül 2020 - Pazartesi 10:34 Bu yazı 64 kez okundu
 
SEBEPLER PERDEDİR
Mehmet Gökçay
 
 

            SEBEPLER PERDEDİR

 

            Kainatta her netice bir sebep vasıtası ile yaratılıyor. Sebepsiz bir netice yoktur. Allah CC kainatta sebeplerle iş görüyor. Yani kainatta sebep sonuç ilişkisi hakimdir. Lakin Allah sebepleri gayet derecede zayıf ve kuvvetsiz, neticeyi ise gayet derecede kuvvetli ve sanatlı yaratmıştır. Bunun hikmeti insanlar neticeyi sebepten bilmesinler diyedir. Yani neticeyi tanzim edip yaratan sebepler değil, Allah’tır CC . Bunu insanlara ilan  etmek için sebepleri gayet adi ve basit, ondan hasıl olan neticeleri ise gayet sanatlı ve güzel yaratmış.

Sebeplerin zayıf, sebepten hasıl olan neticenin kuvvetli olduğuna milyonlarca örnek verilebilir.

            Mesela, yüz bin kişilik bir şehri bir devlet yetkilisi bir yere sevk edebilir. Burada sevk kuvveti  şahsından değil, devlet yetkilisi münasebeti ile dayandığı devlet kuvvetinden geliyor. Bu yüzden kişi kendi namına değil, devlet namına bu işi yapıyor denilir. Yoksa aksini iddia etmek saçmalamak olur. Zira bir şahsın kuvveti yüz bin insanı sevk etmeye yetmez.
Yine tohum ve çekirdek Allah’ın CC kudretine bir perde, bir sebeptir; yoksa mucit ve  yaratıcı değildir. Çekirdek ve tohumun mahiyeti gayet basit ve zayıf iken, çekirdek ve tohumdan hasıl olan ağacın mahiyeti ise gayet mükemmel ve ağırdır. Böyle bir sebebin, böyle bir neticeyi yaratıp, bütün işlerini tedbir ve idare etmesi mümkün değildir. Öyle ise çekirdek ve tohum her şeye kudreti yeten bir Zatın memuru ve hizmetkarıdır. Tıpkı yukarıdaki yetkili örneğindeki gibi.Mananın iyice anlaşılması adına bir başka temsi daha verecek olursak: Mercimek tanesi büyüklüğünde olan hafızanın, milyonlarca levhayı ve resimleri muhafaza etmesi, küçük bir et parçasının işi olamaz. Allah’ın CC kudretinin bir harikası ve işidir. Bir insanın ömür boyunca bütün görüp duyduğu şeyleri, şu tırnak kadar et ve ondaki hücrelere vermek ve oradaki Allah’ın CC  harika Kudret ve tasarrufunu o aklı olmayan et parçasına ve şuursuz hücrelere vermek bu işi sadece onlar yapıyor demek akılsızlık olur.

Her bir sebebin netice karşısında aciz ve zayıf durması, Allah’ın CC kudret ve tasarrufunu gösteren bir tablo, bir işarettir. Ya da sebep ile sebepten hasıl olan netice arasındaki büyük boşlukta Allah’ın CC  isim ve sıfatları güneş gibi doğar ve kendini ilan eder. Bu boşlukta parlayan sıfatları görmemek ve Allah CC hakkında marifete ulaşamamak büyük bir yanlışın ta kendisidir. Elma gibi harika bir netice ile elmaya sebep olan ağacın arasındaki boşluğa, bin bir tane güneş, yani bin bir ismi İlahi sığar.Mesela şunu da ifade edelim ki :Mıknatısın çekim formülünü ilmi olarak planlayan ve tasarlayan Allah’ın cc ezeli ilmi iken, o formülü uygulamaya koyan Allah’ın cc ezeli kudretidir. Yani eksi artı meselesi ile Allah’ın cc yaratma meselesi birbiri ile çelişen ve çakışan şeyler değildirler. Allah cc mıknatısın çekim kuvvetini sürekli bir kanun ve formül şekline getirip kudreti ile icat ediyor. Buna bilim insanı bir isim takıyor sadece o kadar. Yoksa eksi, artı denilen isimlendirmeye o çekim işinin harici ve şuurlu bir failidir denilmesi saçmalamak olur.Bilim ile din birbirinin düşmanı ve rakibi değildir. Tam aksine, bilim Allah’ın cc varlığını ve birliğini teyit ve takviye eden temel bir veri tabanıdır. İslam, hiçbir zaman doğruluğu kesinleşmiş bilimsel verilere ters düşmemiştir. Bu yüzden bilim ve İslam’ı iki zıt gibi görmek ve göstermek hata olur.

 

 
Etiketler: , , , , , , , , , , SEBEPLER, PERDEDİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı