Yazı Detayı
13 Aralık 2017 - Çarşamba 16:42
 
Ö L Ü M
İsmail Taşcıoğlu
 
 


Ö L Ü M
Kıymetli hemşehrilerim ve değerli okuyucularım sizlerle bazı terim ve kavramlar üzerine sohbet edip, gördüğümüz, duyduğumuz veya bizzat yaşadığımız olaylar üzerine paylaşımlarda bulunuyoruz. Bu hafta izninizle “Ö L Ü M” teması üzerinde durmak istiyorum. Bazılarınızın “İsmail Başkan sırası mı şimdi ölümüm bak ne güzel gül gibi yaşayıp gidiyoruz” dediğini duyar gibiyim. Olsun arkadaşlar siz yine gül gibi yaşayıp gidin ama ölüm gerçeğini unutmadan yaşayın. Çünkü ölüm var ve hepimiz 2-3 metre kefene bürünüp 2 metrekarelik o kabir denilen çukura yani mezara gireceğiz. İşte gerçek hayat orada başlayacak ve bizde o gerçek hayatta bu dünya tarlasında ektiklerimizin hasatını yapacağız. Ölüm genelde insanları korkutur. Sevdiklerinizi bırakıp gitmek, yapmak istediklerinizi tamamlayamamak ya da bilinmeyene doğru bir yolculuk yapmak biraz ürkütücü gelebilir. Peki, ölüm hakkında ne biliyorsunuz? Mesela ölümün aslında anlık olmayıp, üç ay önceden başlayabileceğini biliyor muydunuz? Ölüm, her fert ve kişi için özel, benzersiz, kişisel bir yolculuktur. Birisi ölüme doğru yaklaşır ve bilinen bir dünyadan bilinmeyen bir dünyaya doğru yolculuğu başlar. Bu süreçte kişi ölümü kavrar ve kendi ölümüne inanarak, zihinsel yolda bir keşfe başlar. Bazılarının varış noktasına ulaşması aylar sürebilirken bazılarının yolculuğu ise birkaç gün sürer. Birisi ölümün yaklaştığını fark etmeye ve onu kabul etmeye başladığı zaman çevresinden çekilmeye başlar. Dünyadan ve dünyanın içindekilerden ayrılma sürecini başlatır. Arkadaşlarının, komşularının ve hatta aile üyelerinin bile ziyaretini geri çevirebilir. Ziyaretleri kabul ettikleri zaman etkileşimde zorlanabilir ve bundan hoşlanmayabilirler. Kendi hayatları hakkında düşünüp taşınırlar ve anıları ziyaret edip dururlar. Nasıl bir hayat yaşadıklarını değerlendirebilir ve pişmanlıklarını düşünürler. Biz bu pişmanlıkları ölüm anında düşüneceğimize, o pişmanlık duyacağımız kötü, yanlış, hatalı ve eksik davranışları daha sağlıklı, güç, kuvvet ve imkân sahibi iken yapmama gayretinde olmalıyız.

ÖLÜM İLE ALAKALI CANAN ERÇETİN’İN ÇOK ANLAM YÜKLÜ BİR ŞARKISININ SÖZLERİNİ HATIRLAYALIM:

DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN !
YALAN BAŞKASI YALAN !

Geri döndüren gördünmü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
Zaman kendine benzetmez herkesi
Hesapsız açar baharlar pembeyi
Açmadığın dalda sözün geçermi
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
Sitem etme haberi yok dağların
Gözlerini ellerinle bağladın
Faydası yok geç kalınmış figanın
Geri döndüren gördünmü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
Zaman kendine benzetmez herkesi
Hesapsız açar baharlar pembeyi
Açmadığın dalda sözün geçermi
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
Sitem etme haberi yok dağların
Gözlerini ellerinle bağladın
Faydası yok geç kalınmış figanın
DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN !
YALAN BAŞKASI YALAN !

PEKİ TÜRK EDEBİYATININ BÜYÜK ŞAİRİ ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN ŞİİRLERİNDE ÖLÜM TEMASI NASIL GEÇİYOR, BİR DE ONA BAKALIM:

“Anladım işi; sanat Allah’ı aramakmış,
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış”
“Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden;
Soruversem: haberin var mı öleceğinden?”
“Mutlu adam, dünyayı bir acı gurbet bilen;
Öz vatan pınarından, ölümü şerbet bilen.”
“Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
Gözümde son marifet, Azrâil’e tebessüm…”
“ÖLÜM GÜZEL ŞEY, BUDUR PERDE ARDINDAN HABER…
HİÇ GÜZEL OLMASAYDI ÖLÜR MÜYDÜ PEYGAMBER?..”

“ÖLECEĞİZ; MÜJDELER OLSUN, MÜJDELER OLSUN!
ÖLÜMÜ DE ÖLDÜREN RABBE SECDELER OLSUN!”
NOT: DİZELER FARKLI ŞİİRLERDEN ALINMIŞTIR (İSMAİL TAŞÇIOĞLU)

KIYMETLİ HEMŞEHRİLERİM VE DEĞERLİ OKUYUCULARIM PEKİ PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV.’ İN HADİSİ ŞERİFLERİNDE ÖLÜM KONUUS HAKKINDA NE DİYOR BİLİYOR MUYUZ? İŞTE BUNLARDAN BİR DEMET:

1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"İnsan yanıbaşında doksan dokuz ölüm olduğu hâlde tasvir edilmiştir. Bu ölüm tehlikelerini atlatırsa ihtiyar olur ve sonunda ölür."

Mutarrif radıyallahu anh. Tirmizî.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Hiçbiriniz başına gelen bir zarardan dolayı sakın ölümü dilemesin. Mutlaka böyle bir şey yapması gerekiyorsa şöyle dua etsin:

"Allahım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat. Ölmek benim için daha iyi ise canımı al!"

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Ölülerinize "Lâ ilâhe illallah"ı telkin edin!"

Ebû Saîd radıyallahu anh. Müslim.

4. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Ölülerinize Yâsin sûresini okuyun!"

Mâlik radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"insan iki şeyden nefret eder: Ölüm oysa ölüm mümin için fitneden kargaşadan daha iyidir. Az mal oysa az malın hesabı da az ve kolay olur."

Mahmud radıyallahu anh. Ahmed.

PEKİ SON OLARAK CENABI ALLAH ÖLÜM HAKKINDA NE DİYOR BİR DE BUNA BAKALIM:

HER İNSAN ÖLÜMÜ TADICIDIR

Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar? (ENBİYA/34)

Allah, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir. (NAHL/70)

Sonra siz bunun ardından, muhakkak ki öleceksiniz. (MÜ'MİNUN/15)

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir. (ZÜMER/30)

Yaşatan ve öldüren Allah'tır
Öldüren de dirilten de O'dur. (NECM/44)
Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (TEVBE/116)
Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir. (DUHAN/8)
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez. (VAKİ'A/60)
İnsan ne kadar ölümden korunmaya çalışsada kaçış yoktur
Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar? (NİSA/78)
Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. (LOKMAN/34)
De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir. (CUM'A/8)
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız." (AHZAB/16)
-
İman edenler müslüman olarak ölmeyi isterler
"Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velim sensin, benim canımı müslüman olarak al ve beni salih kulların arasına kat!" (YUSUF/101)
De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir. (EN'AM/162)
"Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler. (A'RAF/126)

 
Etiketler: Ö, L, Ü, M,
Yorumlar
Haber Yazılımı