301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
18 Şubat 2021 - Perşembe 09:46
 
Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)
Abdussamet Öztan
 
 

               Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)

Merhabalar değerli dostlar. Geçmiş, nadiren de olsa kendisine hasret kalınmakla birlikte; çoğu zaman ise can acıtır, ahlar vahlar çektirir, saç baş yoldurur ve yeri gelir ‘keşke hiç yaşanmasaydı, aldığım nefeslerden olmasaydı o nefesler’ dedirtir insana değil mi? Ama geçmiş işte, çoğumuzun yakasını kolay kolay bırakmıyor, bıktırıyor ve yeri geliyor yıldırıyor. Hele ki geçmişte yapılan hatalar olunca…

 

Bazı zamanlar bu yönde mesajlar aldığım oluyor. Geçmişiyle olan hesaplaşmalarını bir türlü bitiremeyen, geçmişte yaşadıkları şeyler bozuk kaset misali takılı kalıp hazır gününü mahveden, geçmişiyle uyuyup geçmişiyle uyanan çokları var. Geçmişte yaşanan acı bir deneyim, her ne kadar uzaktan bakıldığında hayata kocaman bir eksi imiş gibi görünüp keşke hiç yaşanmasaydı o zamanlar dedirtirken insana, bunun tam tersi olarak o insanın geçmişindeki o kötü deneyim; insanın ona bakış açısına, baktığı gözlüğüne göre de aslında şu anki hayatına katacağı değeri büyük oranda etkiler. Yani aslına bakarsanız, geçmiş o kadar da kötü bir zaman değildir. Yaşanan bir acı deneyim, tatlı bir dokunuş meydana getirebilir şu ânki yaşantımıza. Hem neden olmasın ki? Bu insanın elinde! Bunu bir hadise ile örneklendirmeye çalışayım sizlere. Örneğin; geçmişte meydana gelen bir borç düşünelim. Ama öyle normal yollardan oluşan bir borç olmasın bu. Ödenmesi bir yana, manevi ağırlığı olan bir borç olsun bu. Ve bu ağırlığı sebebiyle intiharı akla getiren bir borç… 

 

Bana gelen mesajlardan yola çıkarak örneklendirmek isterim. Önceleri gayet mümin standartlarında bir hayatı olup da sonraları gerek internette karşısına çıkan reklamlar, gerekse de arkadaş çevresinin teşvikleriyle girdiği bazı bahis ve gazino tarzı sitelerden; ilk başlarda az atıp güzel kazanıp, sonrasında daha çok atıp daha çok kazanacağım diye planlarken, aksine batmaya başlayan… Ardından da battığını kurtaracağım derken bu sefer de -sitenin bir tür yazılım olup program sistematiğinin tuzağına düştüğünü fark edemeyerek- daha büyük oynayıp daha da batan insanlarla tanıştım. Ve işin sonunda diyorlardı ki: “Abi, ben böyle bir yanlışa nasıl düştüm? Hiç böyle biri değildim, kahvehanede çay içerken bile oyun oynayanlara bakmayan biriydim. Ama ben ailemin, çoluk çocuğumun rızkını yatırdım bu lanet sitelere. Şimdi ise, ne eşim ne çocuklarımın nasıl bakarım yüzlerine?” gibilerinden düşünerek maalesef kendilerine bu geçmiş deneyimi yediremeyip, bu işin borcunun ödenmesi bir yana; bu işin manevi ağırlığı ve pişmanlığı sebebiyle intiharı düşünüyorlardı.

 

Hatırlayın şimdi… Yusuf’u (as)…  Onu nefsiyle baş başa bıraktırıp onu tuzağa çeken şeytan, bize neler yapmaz ki? Ama hatırlayın, o meşhur olayın akabine ayette aktarıldığı üzere “illâ mâ Rahime Rabbî” diyen Yusuf (as)’ı... Yani insan, elbette adı gereği unutur, unutkandır. Beşerdir şaşar deriz ya, potansiyel bir hata makinesidir insan. Fıtratında vardır bu çünkü. Bu makinenin başında ie 7/25 görevinin başında olan iki görevli vardır: Nefis ve şeytan. Yani, zaman sınırlarını aşan bir görev aşkıyla; bizim her anımızda bizi tuzağa çekme ve zokasını yutturma savaşında olan iki oyuncu. Bize oyun oynama derdinler her daim. Bazen biz bu oyunu fark edip dönebilirken, bazen de fark edemeyebiliyoruz işte, bize altın tepsilerde takdim edilince bu zokalar, zehirli bal misali. Ve başlarda tatlı gelip sonralarında ise yaşanan sancılar insana “Ahh! Vah!...” dedirtiyor. İşte tam da burada, iş işten geçmemiş oluyor! Ne olursa olsun, geçmişe hayıflanıp keşke deyip durmak, şu anki zamanımızı ve anımızı zehire çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, o zaman yapılması gereken şey bu değildir aslında. Peki nedir? “Öncelikle bu hataya tevbe etmek, ardından da bir daha da bu hataya düşmemek adına kendimizi manen daha donanımlı hale getirmeye başlamak!” Çünkü hepimiz günahkârız ve her daim günahkâr adayıyız. Ve günahkârlar da Allah’ın kulu, Allah onları gözden çıkarmadı ki hiçbir zaman? Gözden çıkarmış olsaydı biz günahkârları, bir nefesi bile bize çok görmez miydi? Rabbimin “Ey nefislerine zulmederek haddi aşan kullarım” dediği kullarındansın sen! Dikkat et “kullarındansın halâ!” Çünkü müjde var sana! Ne diyordu Mevlâ? “Ey haddi aşan KULLARIM…” Rabbin çizdiği haddi, hududu, sınırı aşmış olabilirsin… Ama devamında nasıl sesleniyor peki Yaratan bu kullarına? “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, o çok bağışlayandır merhamet edendir.”

 

Gelelim işin maddi boyutuna. Elde olmayınca 100TL’yi ödemek bile dağ gibi zor gelir insana; ama isterse bu borç yüklü miktarda olsun… Farketmez. Basit bir işle de olsa bir şekilde yemekten-içmekten kısılır, giyimden kuşamdan artırılır ve ödenir kardeşim elbette. Değil mi? Az da öz de olsa, uzun da sürse ödenir kardeşim. Bu konuda da ümitsizliğe gerek yok. Çünkü sen pişmansın, bu pişmanlığını onların dua ve desteklerini almak için ailene açarak halk katında; hem de Rabbin katında dile getirdin, tevbe ettin bir kere. Yanlış bir yola girdiğini, er ya da geç fark ettin ve doğru yola yöneldin ya bir kere!... İşte tam da burada, ben bu hataya nasıl düştüm deyip de sanki sen hiç bir zaman düzlüğe çıkamayacak ve hiçbir şey eskisi gibi olamayacakmış gibi düşündüren iç sesini dinleme kardeşim! Çünkü sana içten içe suflörlük yapan ŞEYTANın sesi bu! Allah’ın rahmetinden de, inayetinden de ümit kesmemek gerektir, çünkü mümince bir duruş ve yaşayışın da ta kendisidir bu. Rabbim buyurmuyor mu ki, “bizim yollarımızda olanlara (cihad edenlere) yollarımızı açar gösteririz” diye. Ee o zaman? Bu umutsuzluk sana hiç yakışıyor mu kardeşim? Rabbim vaad etmiş, yollarımı açarım diye. Sen yeter ki yola çık, çünkü yol açık ve daha da açılacak Allah’ın izniyle. Ümit imandan, ümitsizlik ise şeytandandır.

 

Mevlana’nın “Dün dünde kaldı cancağzım; şimdi yeni şeyler söylemek lazım” dediği gibi; gerçekten yeni şeyler söylemek lazım. Şimdi en iyi söylenecek şeyler ise, en iyi şu ikili olur sanırım: “Geçmişe istiğfar, geleceğe ise Bismillah!” Çünkü Bismillah, O’nun adıyla olduğu için her hayrın da başıdır, baş anahtarıdır. Çünkü açılmaz zannolunan kapılar kapalı yollar O’nun adıyla açılır; ağaçların ipek gibi yumuşacık kök ve damarları, sert taş ve toprağın arasından yol bulur… İbrahim’i (as) yakmaz ateş… Bıçak kesmez İsmail’i (as)… Öyle ise, haydi bismillah! Gayret senden, inayet Allah’tan!...

 

 
Etiketler: , , , , , , , , Ben, bu, hatayı, nasıl, yaptım?, (#sıradışı),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ocak 2021
Özgüven eksikliğim var, ne yapabilirim?
29 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -6-
16 Aralık 2020
Yağmur duası mı hava tahmini mi?
03 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -5-
15 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -4-
08 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -3-
13 Ekim 2020
Aile içi huzursuzluk -1-
31 Ağustos 2020
Evlatlarımızı zehirliyorlar
09 Temmuz 2020
Sosyal medyaya kısıtlama
22 Haziran 2020
Ailem çok üstüme geliyor! (#evdekal -5-)
06 Haziran 2020
YKSye hazırlananların hali ne olacak? (#evdekal -4-)
06 Haziran 2020
Dünyanın sonu mu geliyor? (#evdekal -3-)
23 Nisan 2020
Covit - 19 Kıyamet Alameti mi? (#evdekal -2-)
19 Nisan 2020
Hangi Haberlere inanalım (#evdekal -1-)
28 Mart 2020
Tavşanlı'da Korona virüs var mı?
26 Ocak 2020
Depremler neye işaret
21 Ocak 2020
Böyle dua etmeyi dene
16 Aralık 2019
Hastaya Şifa Derde Deva Burada
14 Ekim 2019
Barış Pınarı için
03 Ekim 2019
Depremler neye işaret
03 Ekim 2019
Herşey tersine döndü
19 Ağustos 2019
Kendine format at!
04 Ağustos 2019
Kafanı kullan !
16 Haziran 2019
YKS Sonrası
16 Haziran 2019
Yarın çok geç olabilir
14 Nisan 2019
Mal mısın oğlum
07 Nisan 2019
Evlilik Kader midir?
17 Mart 2019
Yeni Zelanda olay perde arkası
15 Mart 2019
Asıl seçim başlıyor
19 Şubat 2019
Neden Sadece Ortadoğu'da?
12 Şubat 2019
Altın mı Bakır mı ?
21 Ocak 2019
Evlenmek isteyen gençlere taktikler
08 Ocak 2019
Allah beni önemsemiyor !
11 Aralık 2018
Yine kış geldi çattı!
04 Kasım 2018
Allah işi karışmasa inşallah
14 Ekim 2018
Ötüyor mu bu telefonlar
11 Ağustos 2018
Allah diyen karpuz
30 Temmuz 2018
Risk altındasınız farkında mısınız ?
30 Temmuz 2018
BÖYLE YORUM MU OLUR ?
18 Temmuz 2018
Temmuz 15 Destanı
11 Temmuz 2018
Çocuk istismarı, çocuk kaçırma, kısas ve idam!
02 Temmuz 2018
Dünya'nın en çok kar getiren işi
25 Haziran 2018
Akıllı ol bu fırsatı kaçırma
03 Haziran 2018
Teravih Sünnet mi Değil mi_?
13 Mayıs 2018
BU KEZ ORUÇ SENİ TUTSUN
07 Mayıs 2018
Ben ona günahımı vermem
23 Nisan 2018
Dinci=OUT, Dindar=IN
13 Nisan 2018
NEDEN ENGELLİYİM SUÇUM NE?
12 Nisan 2018
Dine ne gerek var
04 Nisan 2018
Bu adamın suçu ne?
31 Mart 2018
Bu adamın suçu ne?
13 Mart 2018
HESABI KİM ÖDEYECEK
28 Şubat 2018
VERMEYİNCE MABUD
19 Şubat 2018
İMAMIN YAPTIĞI ŞOK HAREKET
05 Şubat 2018
Allah ile kul arasına girilmez !
28 Ocak 2018
Şeytan nasıl HACKLENİR ?
28 Ocak 2018
CEPHEYİ TERK ETMEYİN
07 Ocak 2018
Allah'ın Namazıma ihtiyacı mı var?
26 Aralık 2017
YILBAŞI DEMİŞKEN
03 Aralık 2017
YİNE KIŞ GELDİ
12 Kasım 2017
Neden hep ben hastayım ?
06 Kasım 2017
Seviyor mu Sevmiyor mu ?
29 Ekim 2017
Güneş'in Faturasını Ödediniz mi?
04 Ekim 2017
Doğru yolu buldum ya çıkarsam
26 Eylül 2017
Haydi Bakalım Vira Bismillah
19 Eylül 2017
Nasıl Olsa Allah Affeder (mi)
26 Ağustos 2017
Kurbana ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettüre ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettür zor geliyorsa
09 Ağustos 2017
Allah'ı ispatla diyene kılı. çekti!
01 Ağustos 2017
Evladım cehennem dibine gitsin !
25 Temmuz 2017
Yalan Söyleyenin Feci Akıbeti
15 Temmuz 2017
Temmuz 15 Destanı
08 Temmuz 2017
İbadetlerimde devamlılık olmuyor
18 Haziran 2017
Perdeyi arala şavk gelsin
11 Haziran 2017
Kadir Gecesi Ne zaman ?
28 Mayıs 2017
BUNU YAPARSAN ORUCUN BOZULMAZ
23 Mayıs 2017
Abdussamet Öztan kimdir
19 Mayıs 2017
DÜNYA BU !
14 Mayıs 2017
Kopya çekme teknikleri
06 Mayıs 2017
NAMAZDAN ZEVK ALAMIYORUM İSTEKSİZİM BIRAKSAM MI ?
23 Nisan 2017
Kadınları Dövün Namaza Yaklaşmayın
27 Mart 2017
Bediüzzaman'ın gerçek yüzü
19 Mart 2017
Başkasının günahına ağlayan Adam !
14 Mart 2017
Günay benim, suç kimin?
07 Mart 2017
Ben özgürüm bana kimse karışamaz (!)
27 Şubat 2017
Kaderimde varsa, benim suçum ne
25 Şubat 2017
İsyankarım, günahkarım.. Perişanım!
16 Şubat 2017
Fazla kurcalama, kafayı yersin (!)
06 Şubat 2017
En güzel 14 Şubat Hesiyesi
29 Ocak 2017
Kur'an Neden Arapça ?
15 Ocak 2017
Daha erken mi yoksa ?
12 Ocak 2017
Pil zayıfsa böyle şarz edin
03 Ocak 2017
Elhamdülillah Müslümanız
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
13 Aralık 2016
Peygambere ne gerek var....
29 Kasım 2016
Hiç ölmeyecek gibi
06 Kasım 2016
Elalem Ne Derse Desin
06 Kasım 2016
Lezzet Sırları
12 Ekim 2016
NE KADAR KÖFTE O KADAR EKMEK
26 Eylül 2016
Ateist VS MÜSLÜMAN
26 Eylül 2016
Bu sefer olacak
29 Ağustos 2016
Dizi ve TV izlerken dikkat
29 Ağustos 2016
Dünyanın en kârlı işi
29 Ağustos 2016
Gelsin Yüzüne de söylerim
13 Ağustos 2016
Ben Bilmem Şeyhim Bilir
27 Temmuz 2016
Kim Bu Nurcular
20 Haziran 2016
Orucu Neler Bozmaz ?
10 Haziran 2016
DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR ?
13 Mayıs 2016
FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ
17 Mart 2016
Resmileşti Dikkat !
09 Mart 2016
O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ;
23 Şubat 2016
BU KADAR NANKÖRLÜK OLMAZ
15 Şubat 2016
YGS Öncesi Okunmuş Yazı
Haber Yazılımı