301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
08 Kasım 2020 - Pazar 11:13
 
Aile içi huzursuzluk -3-
Abdussamet Öztan
 
 
Aile içi huzursuzluk -3-
Merhabalar dostlar, nasıl gidiyor arabalar? Hayat yolundasınız ya, o yüzden böyle sordum. ;) Umarım bir sorun yoktur, demiyorum çünkü bilirsiniz ki sorunsuz ev yoktur; ‘sorunların büyütülmediği ve çözümlenebildiği evler’ vardır. Bu hafta ise eşlerin arasındaki mevcut tüm sorunların çözülebilmesine dair, belki hiç duymamış olabileceğiniz yaşanmış bir hadiseden yola çıkarak size bir çözüm formülü aktaracağım inşaallah.
Evlenen gençler, dininin yarısını tamamlar diye biliriz ya. Peki bu dinin yarısı ne demek? Bir ömür boyu Allah’ı razı etmek için bir insanın yapacağı her türlü farz, vacip, sünnet, nafile ibadetlerin olduğu, haram-helal hassasiyetinde olan takva bir yaşantı demektir. Bunların hepsini toplayın: “Bunlar dinin hakikatidir, ta kendisidir…” Ve dinin bütünüdür. Dile kolay, evlenen eşler evlenmekle bu bütünün TAM YARI KADARINI GARANTİ altına alıyorlar tabiri caizse. Vaad-i ilahidir bu, tebliğ eden ise Hz. Peygamber(asm). Ne güzel bir müjde değil mi, elhamdülillah! Hadisin devamında ise dinin diğer yarısı için de Allah’tan korkulan, takva bir yaşantı önerilmektedir. Bu bağlamda Allah’ın rızasına giden yolu, evlilik düşünen veya evli kardeşlerimiz için şöyle formülize etmeye çalışsak, sanırım yanlış olmaz: “Allah rızası = Takva bir yaşantı + Eşinle aranı iyi tut X (ALLAH için)” Parantez içinde kalan çarpan ise, formülün değerini direkt yukarı yönlü artıran bir şart: “ALLAH İÇİN!”
Hani dini nikah kıyıldıktan sonra, dua faslına geçilir, eller ve gönüller semaya açılır ya… Nikahı kıyan kişi dua esnasında, duanın içine şu güzel duayı da katar. Az çok anımsayacaksınız: “Ya Rabbi, Hz.Fatıma ve Hz.Ali arasındaki muhabbeti nasip eyle bu eşlere” der hoca ve bu duaya eşler de dahil herkes amin der. Siz de demişsinizdir. ;) Peki, neye amin dediniz biliyor musunuz? Bize ne kadar uç birer örnek gibi görünseler de, yeni evlenen çiftlere edilen bu duada, bu iki zatın evliliklerinin zikri gelişigüzel bir ekleme değildir! Çünkü en güzel diyebileceğimiz bir evlilik örnekliğini barındırır içerisinde. Onlar, her ne kadar peygamber yakını olurlarsa olsunlar, en nihayetinde onlar da insan idiler. Biri erkek, diğeri kadın idi. Birbirilerine hem örtü, hem emanet, hem de imtihan vesilesi idiler. Çünkü, bu evliliği yaparak dinin diğer yarısını kurtarma yolunda onlar da bir adım atmışlardı. Ve onlar da mutlaka sıkıntılar yaşamışlar, yeri gelmiş belki aralarında tartışmışlar ve bunu aşmışlardı da… (Bu yüzden gelişigüzel bir dua değildir) Bunu nereden mi biliyorum? Hz. Ali(ra) efendimiz bir gün mescide gidip kapanmıştı. Öyle normal bir kapanma değil! Bu hadise toprak üzerine uzanmak/kapanmak olarak aktarılır. Burası da ilgi çekici bir noktadır. Hani evlerimizdeki prizlerde bulunan topraklama sistem gibi. Hani bu sistemde yeşil-sarı renkte bir kablo vasıtasıyla, sistemdeki olası fazla veya dengesiz elektriksel yük toprağın kendine çekme gücü sebebiyle, bu kablo ile toprağa iletilir ya. Çünkü bu özellik vardır toprakta, âdetullah kanunu gereği. İşte, Hz. Ali(ra)’nin de toprağa gidip kapanma fiili de tesadüfen yapılmış bir fiil değildir dostlar! Negatif bir enerjiyi atma durumu söz konusu. İşte o gün, Hz. Ali efendimizin bu halde olması, mescide gelen Kainatın Sultanı Efendimiz (sav)’in dikkatini çeker. Haliyle böylesi bir hâl, Hz. Ali efendimizin normalde mescidde yaptığı bir iş değildir yani, direkt toprağa uzanmak. Peygamberimiz (sav) ona latife ile yaklaşarak: “Yâ ebu-turâb!(ey toprağın babası) bu halin nedir?” diye samimane konuşur. Ve onun, evdeki bir tartışma sonucu mescidde olduğunu öğrenip, akabinde işi çözüme kavuşturabilmek amacıyla doğruca KENDİ KIZIYLA konuşmaya gider. Ve olay tatlıya bağlanır. Bu hadiseyi ilk defa duyanlarınız vardır mutlaka. Ben duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü muhataplarımızdan biri peygamber kızı, diğeri de damadı olunca, normalde onlara bir kudsiyet atfedip ‘yok canım, onlar da mı sorun yaşayacak’ diyebiliyor insan ilk başta. Lakin başta da ifade ettiğim gibi, onlar da bizden farklı bir varlık değillerdi. İnsandılar. Ve eşlerdi, benzeri durumları onların da yaşayabilme ihtimali hep vardı ve yaşıyorlardı. Akabinde ise kendi aralarında çözüme ilk adım olarak, serinin 2’nci yazısında bahsettiğim o tekniği uyguluyorlardı aslında. (O tekniğe bir ilave teknik daha ekleyerek, gelin bu tekniği hatırlayalım.) Neydi o teknik?
1- Olası bir tartışma ve gerilim tırmanışında, eşlerden biri veya her ikisi (mutlaka) meşguliyetini o mevzudan farklı şeylere yöneltmek adına; ilk etapta o ortamdan diğer odaya veya dışarı çıkmak adına bir şeyler yapması isabetlidir. 2- Mümkünse bu durumun meydana getirdiği negatif elektriği de atmak için, yalın ayak toprakla buluşabileceğiniz kısa bir mesafeye tek başınıza veya eşinize de bunu teklif edip beraber gidip, sonrasında ayrı ayrı da olsa bir süre toprakla, doğa ile baş başa kalabilirsiniz kardeşler. Ardından da, ilk iki yazımdaki teknikleri deneyebilirsiniz. İşe yarar inşaallah! Tesir Allah’tan! Bu durum açıkca gösterir ki, evliliklerde yer yer sağanak, yer yer de parçalı bulutlu bazı anlaşmazlıklar elbette olabilir. Bunlar normaldir. Çünkü dinin yarısını kurtarıyorsunuz, elbette ki biraz terleyeceksiniz değil mi kardeşler? Lakin eşler eşler ilk etapta kendi aralarında bir çözüme ilk adım olarak, nikahlarında amin dedikleri o ehli beytin evliliklerindeki bu tekniği deneyebilirler. Ve inşâallah akıbetleri de, onlarınki gibi olur. (İlave olarak da, gerektiği durumlarda her iki anne babayla istişare edilebilir. Bunu da bir sonraki yazımda ele alacağım inşaallah) Ve şu duayı da mümkün oldukça edebilirsiniz: “Ya Rabbi, senin rızan için çıktığımız bu yolda, karşılaşacağımız imtihanları bizlere kolay eyle. Bizi birbirimize göz aydınlığı kıl. Bizi, neslimizi; seni bilen, tanıyan, namaz kılan; senin dinine hizmet eden nesiller eyle. Öyle bir nesil nasip eyle ki bize, bu nesille İslam’ın neslinin inkıtaya uğrayıp kesilmesine fırsat verme! Gül gibi çiçekler açtır bu nesille, istikbalin çorak sahralarında. Sen ki, sert taş ve toprağın içinden ağaçların ipek gibi yumuşacık kök ve damarlarını çıkaran; kupkuru ağaçtan yemyeşil çiçekler açtıransın. Bize bu evliliği, kolay eyle. Bizi, ebedi refik eyle!” ÂMİN! (Biraz uzunca yazdım ama, inanın bu dua kısmı normalde yazının planında yoktu, gönlüme düşenleri yazıverdim gitti. Sizler için amin dedim, siz de kendiniz için en azından okuduktan sonra da olsa amin deyiveriniz, bu da yeterli. Bana da dua ediniz, Rabbim daha fazla insana bu hakikatleri ulaştırmayı nasip etsin inşaallah)
 
Etiketler: Aile, içi, huzursuzluk, -3-,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Şubat 2021
Bana mı sordu yaratırken?
18 Şubat 2021
Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)
11 Ocak 2021
Özgüven eksikliğim var, ne yapabilirim?
29 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -6-
16 Aralık 2020
Yağmur duası mı hava tahmini mi?
03 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -5-
15 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -4-
13 Ekim 2020
Aile içi huzursuzluk -1-
31 Ağustos 2020
Evlatlarımızı zehirliyorlar
09 Temmuz 2020
Sosyal medyaya kısıtlama
22 Haziran 2020
Ailem çok üstüme geliyor! (#evdekal -5-)
06 Haziran 2020
YKSye hazırlananların hali ne olacak? (#evdekal -4-)
06 Haziran 2020
Dünyanın sonu mu geliyor? (#evdekal -3-)
23 Nisan 2020
Covit - 19 Kıyamet Alameti mi? (#evdekal -2-)
19 Nisan 2020
Hangi Haberlere inanalım (#evdekal -1-)
28 Mart 2020
Tavşanlı'da Korona virüs var mı?
26 Ocak 2020
Depremler neye işaret
21 Ocak 2020
Böyle dua etmeyi dene
16 Aralık 2019
Hastaya Şifa Derde Deva Burada
14 Ekim 2019
Barış Pınarı için
03 Ekim 2019
Depremler neye işaret
03 Ekim 2019
Herşey tersine döndü
19 Ağustos 2019
Kendine format at!
04 Ağustos 2019
Kafanı kullan !
16 Haziran 2019
YKS Sonrası
16 Haziran 2019
Yarın çok geç olabilir
14 Nisan 2019
Mal mısın oğlum
07 Nisan 2019
Evlilik Kader midir?
17 Mart 2019
Yeni Zelanda olay perde arkası
15 Mart 2019
Asıl seçim başlıyor
19 Şubat 2019
Neden Sadece Ortadoğu'da?
12 Şubat 2019
Altın mı Bakır mı ?
21 Ocak 2019
Evlenmek isteyen gençlere taktikler
08 Ocak 2019
Allah beni önemsemiyor !
11 Aralık 2018
Yine kış geldi çattı!
04 Kasım 2018
Allah işi karışmasa inşallah
14 Ekim 2018
Ötüyor mu bu telefonlar
11 Ağustos 2018
Allah diyen karpuz
30 Temmuz 2018
Risk altındasınız farkında mısınız ?
30 Temmuz 2018
BÖYLE YORUM MU OLUR ?
18 Temmuz 2018
Temmuz 15 Destanı
11 Temmuz 2018
Çocuk istismarı, çocuk kaçırma, kısas ve idam!
02 Temmuz 2018
Dünya'nın en çok kar getiren işi
25 Haziran 2018
Akıllı ol bu fırsatı kaçırma
03 Haziran 2018
Teravih Sünnet mi Değil mi_?
13 Mayıs 2018
BU KEZ ORUÇ SENİ TUTSUN
07 Mayıs 2018
Ben ona günahımı vermem
23 Nisan 2018
Dinci=OUT, Dindar=IN
13 Nisan 2018
NEDEN ENGELLİYİM SUÇUM NE?
12 Nisan 2018
Dine ne gerek var
04 Nisan 2018
Bu adamın suçu ne?
31 Mart 2018
Bu adamın suçu ne?
13 Mart 2018
HESABI KİM ÖDEYECEK
28 Şubat 2018
VERMEYİNCE MABUD
19 Şubat 2018
İMAMIN YAPTIĞI ŞOK HAREKET
05 Şubat 2018
Allah ile kul arasına girilmez !
28 Ocak 2018
Şeytan nasıl HACKLENİR ?
28 Ocak 2018
CEPHEYİ TERK ETMEYİN
07 Ocak 2018
Allah'ın Namazıma ihtiyacı mı var?
26 Aralık 2017
YILBAŞI DEMİŞKEN
03 Aralık 2017
YİNE KIŞ GELDİ
12 Kasım 2017
Neden hep ben hastayım ?
06 Kasım 2017
Seviyor mu Sevmiyor mu ?
29 Ekim 2017
Güneş'in Faturasını Ödediniz mi?
04 Ekim 2017
Doğru yolu buldum ya çıkarsam
26 Eylül 2017
Haydi Bakalım Vira Bismillah
19 Eylül 2017
Nasıl Olsa Allah Affeder (mi)
26 Ağustos 2017
Kurbana ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettüre ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettür zor geliyorsa
09 Ağustos 2017
Allah'ı ispatla diyene kılı. çekti!
01 Ağustos 2017
Evladım cehennem dibine gitsin !
25 Temmuz 2017
Yalan Söyleyenin Feci Akıbeti
15 Temmuz 2017
Temmuz 15 Destanı
08 Temmuz 2017
İbadetlerimde devamlılık olmuyor
18 Haziran 2017
Perdeyi arala şavk gelsin
11 Haziran 2017
Kadir Gecesi Ne zaman ?
28 Mayıs 2017
BUNU YAPARSAN ORUCUN BOZULMAZ
23 Mayıs 2017
Abdussamet Öztan kimdir
19 Mayıs 2017
DÜNYA BU !
14 Mayıs 2017
Kopya çekme teknikleri
06 Mayıs 2017
NAMAZDAN ZEVK ALAMIYORUM İSTEKSİZİM BIRAKSAM MI ?
23 Nisan 2017
Kadınları Dövün Namaza Yaklaşmayın
27 Mart 2017
Bediüzzaman'ın gerçek yüzü
19 Mart 2017
Başkasının günahına ağlayan Adam !
14 Mart 2017
Günay benim, suç kimin?
07 Mart 2017
Ben özgürüm bana kimse karışamaz (!)
27 Şubat 2017
Kaderimde varsa, benim suçum ne
25 Şubat 2017
İsyankarım, günahkarım.. Perişanım!
16 Şubat 2017
Fazla kurcalama, kafayı yersin (!)
06 Şubat 2017
En güzel 14 Şubat Hesiyesi
29 Ocak 2017
Kur'an Neden Arapça ?
15 Ocak 2017
Daha erken mi yoksa ?
12 Ocak 2017
Pil zayıfsa böyle şarz edin
03 Ocak 2017
Elhamdülillah Müslümanız
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
13 Aralık 2016
Peygambere ne gerek var....
29 Kasım 2016
Hiç ölmeyecek gibi
06 Kasım 2016
Elalem Ne Derse Desin
06 Kasım 2016
Lezzet Sırları
12 Ekim 2016
NE KADAR KÖFTE O KADAR EKMEK
26 Eylül 2016
Ateist VS MÜSLÜMAN
26 Eylül 2016
Bu sefer olacak
29 Ağustos 2016
Dizi ve TV izlerken dikkat
29 Ağustos 2016
Dünyanın en kârlı işi
29 Ağustos 2016
Gelsin Yüzüne de söylerim
13 Ağustos 2016
Ben Bilmem Şeyhim Bilir
27 Temmuz 2016
Kim Bu Nurcular
20 Haziran 2016
Orucu Neler Bozmaz ?
10 Haziran 2016
DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR ?
13 Mayıs 2016
FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ
17 Mart 2016
Resmileşti Dikkat !
09 Mart 2016
O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ;
23 Şubat 2016
BU KADAR NANKÖRLÜK OLMAZ
15 Şubat 2016
YGS Öncesi Okunmuş Yazı
Haber Yazılımı